Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком
Ан-Ниса 4:118–176
4:118Страница 97
لَّعَنَهُ ٱللَّهُۘ وَقَالَ لَأَتَّخِذَنَّ مِنۡ عِبَادِكَ نَصِيبٗا مَّفۡرُوضٗا ١١٨
Аллах проклял его, и он сказал: «Я непременно заберу назначенную часть Твоих рабов.
Bu sebeple Allah onu rahmetinden kovmuş/uzaklaştırmıştır. Bu şeytan da Rabbine yemin ederek şöyle demiştir: "Yemin olsun ki senin kullarından haktan saptıracağım belli bir kesim elde edeceğim."
4:119Страница 97
وَلَأُضِلَّنَّهُمۡ وَلَأُمَنِّيَنَّهُمۡ وَلَأٓمُرَنَّهُمۡ فَلَيُبَتِّكُنَّ ءَاذَانَ ٱلۡأَنۡعَٰمِ وَلَأٓمُرَنَّهُمۡ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلۡقَ ٱللَّهِۚ وَمَن يَتَّخِذِ ٱلشَّيۡطَٰنَ وَلِيّٗا مِّن دُونِ ٱللَّهِ فَقَدۡ خَسِرَ خُسۡرَانٗا مُّبِينٗا ١١٩
Я непременно введу их в заблуждение, возбужу в них надежды, прикажу им обрезать уши у скотины и прикажу им искажать творение Аллаха». Кто сделал дьявола своим покровителем и помощником вместо Аллаха, тот уже потерпел очевидный убыток.
"Yemin olsun ki onları senin dosdoğru yolundan alıkoyup, geri çevireceğim. Onlara sapıklıklarını güzel gösteren sahte vaatlerle güven vereceğim. Onlara Allah’ın helal kıldığını haram kılmak için hayvanların kulaklarını yarmayı emredeceğim. Onlara, Allah’ın yarattığını ve fıtratı değiştirmeyi emredeceğim.” Kim şeytanı işlerini vekil kıldığı ve kendisine itaat ettiği bir veli edinirse, kovulmuş şeytana dostluğundan dolayı apaçık bir şekilde hüsrana uğramış olur.
4:120Страница 97
يَعِدُهُمۡ وَيُمَنِّيهِمۡۖ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا ١٢٠
Он дает им обещания и возбуждает в них надежды. Но дьявол не обещает им ничего, кроме обольщения.
Şeytan onlara sahte vaatlerde bulunur ve onları uydurma kuruntularla oyalar. Gerçekte ise onlara hiçbir hakikati olmayan batıl vaatlerde bulunur.
4:121Страница 97
أُوْلَٰٓئِكَ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنۡهَا مَحِيصٗا ١٢١
Их пристанищем будет Геенна, и они не найдут пути к спасению оттуда.
Şeytanın adımlarına ve onlara emrettiği şeylere tabi olanların sonu cehennem ateşidir. Onlar oradan kaçarak kendisine sığınabilecekleri hiçbir yol bulamazlar.
4:122Страница 98
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدۡخِلُهُمۡ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۖ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقّٗاۚ وَمَنۡ أَصۡدَقُ مِنَ ٱللَّهِ قِيلٗا ١٢٢
А тех, которые уверовали и совершали праведные деяния, Мы введем в Райские сады, в которых текут реки. Они пребудут там вечно по истинному обещанию Аллаха. Чья речь правдивее речи Аллаха?
Allah'a iman edip O'na yaklaştıran salih amel işleyenleri, Allah’ın bir vaadi olarak saraylarının altından ırmaklar akan, içinde ebediyen kalacakları cennetlere sokacağız. Allah Teâlâ’nın bütün vaatleri gerçektir, O verdiği sözlere muhalefet etmez. Hiç kimse Allah’tan daha doğru sözlü değildir.
4:123Страница 98
لَّيۡسَ بِأَمَانِيِّكُمۡ وَلَآ أَمَانِيِّ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِۗ مَن يَعۡمَلۡ سُوٓءٗا يُجۡزَ بِهِۦ وَلَا يَجِدۡ لَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيّٗا وَلَا نَصِيرٗا ١٢٣
Этого не достичь посредством ваших мечтаний или мечтаний людей Писания. Кто творит зло, тот получит за него воздаяние и не найдет для себя вместо Аллаха ни покровителя, ни помощника.
Ey Müslümanlar! Kurtuluş ve başarı sizin temenniniz veya ehlikitabın temennisine göre değildir. Bilakis bu, yapılan amele bağlıdır. Sizlerden kim kötü bir amel işlerse kıyamet günü onun karşılığını görecektir. Kendisi için Allah’ın dışında ona fayda sağlayacak bir veli ve ondan zararları uzaklaştıracak bir yardımcı da bulamayacaktır.
4:124Страница 98
وَمَن يَعۡمَلۡ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَأُوْلَٰٓئِكَ يَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ وَلَا يُظۡلَمُونَ نَقِيرٗا ١٢٤
А те мужчины и женщины, которые совершают некоторые из праведных поступков, будучи верующими, войдут в Рай, и не будут обижены даже на величину выемки на финиковой косточке.
Gerçekten Allah Teâlâ’ya iman etmiş kadın veya erkek kim salih ameller işlerse, imanla ameli bir araya toplayan işte o kimseler cennete girecekler ve yaptıkları amellerinin sevabından hiçbir şey eksiltilmeyecektir. Hurma çekirdeğinin üzerindeki çukur kadar az oranda dahi herhangi bir şey eksiltilmeyecektir.
4:125Страница 98
وَمَنۡ أَحۡسَنُ دِينٗا مِّمَّنۡ أَسۡلَمَ وَجۡهَهُۥ لِلَّهِ وَهُوَ مُحۡسِنٞ وَٱتَّبَعَ مِلَّةَ إِبۡرَٰهِيمَ حَنِيفٗاۗ وَٱتَّخَذَ ٱللَّهُ إِبۡرَٰهِيمَ خَلِيلٗا ١٢٥
Чья религия может быть прекраснее религии того, кто покорил свой лик Аллаху, творя добро, и последовал за верой Ибрахима (Авраама), ханифа? Ведь Аллах сделал Ибрахима (Авраама) Своим возлюбленным.
Hiç kimse, kalbi ve bedeniyle Allah'a teslim olmuş, amelinde şeriatına ittiba eden ve niyetini O'nun için halis tutan kimseden daha güzel din sahibi değildir. Şirk ve küfürden tevhit ve imana meyletmiş İbrahim’in dinine tabi ol ki; bu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in dininin temeli ve aslıdır. Allah peygamberi İbrahim –aleyhisselam-‘ı tam bir sevgiyle mahlukatının arasından seçmiştir.
4:126Страница 98
وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٖ مُّحِيطٗا ١٢٦
Аллаху принадлежит то, что на небесах, и то, что на земле. Аллах объемлет всякую вещь.
Göklerin ve yeryüzünün bütün mülkü bir tek Allah'a aittir. Allah bütün mahlukatını ilim, kudret ve yönetim olarak kuşatmıştır.
4:127Страница 98
وَيَسۡتَفۡتُونَكَ فِي ٱلنِّسَآءِۖ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِيهِنَّ وَمَا يُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فِي ٱلۡكِتَٰبِ فِي يَتَٰمَى ٱلنِّسَآءِ ٱلَّٰتِي لَا تُؤۡتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرۡغَبُونَ أَن تَنكِحُوهُنَّ وَٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلۡوِلۡدَٰنِ وَأَن تَقُومُواْ لِلۡيَتَٰمَىٰ بِٱلۡقِسۡطِۚ وَمَا تَفۡعَلُواْ مِنۡ خَيۡرٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِهِۦ عَلِيمٗا ١٢٧
Они просят тебя вынести решение относительно женщин. Скажи: «Аллах вынесет для вас решение относительно них и того, что читается вам в Писании по поводу осиротевших женщин, которым вы не даете того, что им предписано, размышляя о женитьбе на них, и по поводу слабых детей. А еще вы должны относиться к сиротам справедливо, и что бы вы ни сделали доброго, Аллаху известно об этом».
-Ey Peygamber!- Sana kadınlar konusunda onların yapmaları gereken ve onlara karşı yapılması gerekenleri soruyorlar. De ki: "Allah sizlere hakkında soru sorduğunuz konuyu ve sizin velayetiniz altındaki yetim kadınlar hakkındaki Kur’an’da okunan ayetleri açıklayacak. Allah’ın onlara verilmesini farz kıldığı mehir veya mirasları vermiyorsunuz ama onlarla evlenmeyi arzu ediyorsunuz. Ayrıca sahip oldukları malları elde etmeyi umarak onları (başkalarıyla) evlenmekten de alıkoyuyorsunuz. Savunmasız küçüklere karşı mirastan düşen hakkı onlara vermenin sizlerin üzerine farz olduğunu ve onların mallarına el koyarak onlara zulmetmemeniz gerektiğini açıklıyor. Yetimlerin dünya ve ahiret işlerini ıslah eden şeylerle onların bakımını adaletle yerine getirmenin sizin üzerinize farz olduğunu bildiriyor. Yetimler ve diğerleri için yaptığınız bütün hayırları muhakkak Allah bilir ve sizlere bunların karşılığını verecektir.
4:128Страница 99
وَإِنِ ٱمۡرَأَةٌ خَافَتۡ مِنۢ بَعۡلِهَا نُشُوزًا أَوۡ إِعۡرَاضٗا فَلَا جُنَاحَ عَلَيۡهِمَآ أَن يُصۡلِحَا بَيۡنَهُمَا صُلۡحٗاۚ وَٱلصُّلۡحُ خَيۡرٞۗ وَأُحۡضِرَتِ ٱلۡأَنفُسُ ٱلشُّحَّۚ وَإِن تُحۡسِنُواْ وَتَتَّقُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٗا ١٢٨
Если женщина опасается, что муж будет проявлять к ней неприязнь или отворачиваться от нее, то на них обоих не будет греха, если они заключат между собой мир, ибо мирное решение - лучше. Душам свойственна скупость, но если вы будете добродетельны и богобоязненны, то ведь Аллах ведает о том, что вы совершаете.
Eğer bir kadın kocasının uzaklaşma ve isteksizliğinden korkarsa, kadının nafaka ve geceleme hakkı gibi bazı haklarından vazgeçerek uzlaşmalarında ikisi için de bir günah yoktur. Bu durumda uzlaşmak, boşanmaktan daha hayırlıdır. Nefisler hırs ve cimriliğe elverişli yaratılmıştır. Asla kendi hakkından ödün vermeyi arzulamaz. Evli olan eşlere bu ahlakın bir ilacı olan nefsi terbiye ederek müsamaha ve iyilik etmesi yakışır. Eğer bütün işlerinizi güzel yaparsanız ve emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkarsanız, şüphesiz Allah sizin bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. Sizlere amellerinize göre karşılık verecektir.
4:129Страница 99
وَلَن تَسۡتَطِيعُوٓاْ أَن تَعۡدِلُواْ بَيۡنَ ٱلنِّسَآءِ وَلَوۡ حَرَصۡتُمۡۖ فَلَا تَمِيلُواْ كُلَّ ٱلۡمَيۡلِ فَتَذَرُوهَا كَٱلۡمُعَلَّقَةِۚ وَإِن تُصۡلِحُواْ وَتَتَّقُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ١٢٩
Вы не сможете относиться к женам одинаково справедливо даже при сильном желании. Не наклоняйтесь же полностью к одной, оставляя другую словно висящей (не уделяйте все внимание только одной жене, оставляя другую в таком положении, когда она, выйдя замуж, чувствует себя незамужней). Но если вы исправите положение и будете богобоязненны, то ведь Аллах - Прощающий, Милосердный.
-Ey kocalar!- Ne kadar gayret etseniz de eşlerinize karşı kalbinizin meyletmesinde, sizin kontrolünüzün dışında olan sebeplerden ötürü tam bir şekilde adil davranarak adaletli olmayı başaramazsınız. Öyleyse sevmediğiniz hanımınızı tamamıyla bırakıp ondan uzaklaşmayın. Onu, ne ihtiyaçlarını yerine getirecek bir kocası olan, ne de kocası olmayıp evlenmeyi bekleyen bir kadın gibi askıda kalmış olarak bırakmayın. Hanımınızın hakkı olup sizin yapmak istemediğiniz şeyler için kendinizi zorlayarak aranızı düzeltir, hanımınız hakkında Allah'tan korkarsanız, şüphesiz Yüce Allah sizi bağışlayandır ve merhamet edendir.
4:130Страница 99
وَإِن يَتَفَرَّقَا يُغۡنِ ٱللَّهُ كُلّٗا مِّن سَعَتِهِۦۚ وَكَانَ ٱللَّهُ وَٰسِعًا حَكِيمٗا ١٣٠
Если они расстанутся, то Аллах обогатит каждого из них из Своей милости. Аллах - Объемлющий, Мудрый.
Eğer eşler talak veya hulu' (kocaya verilmek üzere bedel mukabilinde koca ile karı arasındaki evlilik hayatına son verme) kadının boşanma isteğiyle ayrılırsa, Allah her iki tarafı da geniş lütfuyla müstağni kılar. Allah geniş fazilet ve rahmet sahibidir. Hükümlerinde ve yönetiminde hikmet sahibidir
4:131Страница 99
وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ وَلَقَدۡ وَصَّيۡنَا ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ مِن قَبۡلِكُمۡ وَإِيَّاكُمۡ أَنِ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ وَإِن تَكۡفُرُواْ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدٗا ١٣١
Аллаху принадлежит то, что на небесах, и то, что на земле. Мы заповедали тем, кому было даровано Писание до вас, а также вам, чтобы вы боялись Аллаха. Если вы не уверуете, то ведь Аллаху принадлежит то, что на небесах, и то, что на земле. Аллах - Богатый, Достохвальный.
Göklerde, yerde ve ikisinin arasında her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’a aittir. Yahudi ve Hristiyan olan ehlikitap'tan ve sizlerden de Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınacağınıza dair söz aldık. Bu sözünüzü inkâr ederseniz kendinizden başkasına bir zarar veremezsiniz. Allah’ın sizin ibadetlerinize ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nun mülküdür. O'nun hiçbir mahlukatına ihtiyacı yoktur. O bütün sıfatları ve fiilleriyle övülmüştür.
4:132Страница 99
وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا ١٣٢
Аллаху принадлежит то, что на небесах, и то, что на земле. Довольно того, что Аллах является Попечителем и Хранителем!
Göklerde, yerde her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah'a aittir. O, itaat edilmeyi hak edendir. mahlukatının bütün işlerinin yönetimini yüklenmiş olarak Allah yeter.
4:133Страница 99
إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ أَيُّهَا ٱلنَّاسُ وَيَأۡتِ بِـَٔاخَرِينَۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ قَدِيرٗا ١٣٣
О люди! Если Он пожелает, то уведет вас и приведет других. Аллах способен на это.
-Ey insanlar!- Eğer Allah dilerse hepinizi yok eder ve ardından Allah'a itaat eden ve O'na isyan etmeyen başkalarını getirir. Şüphesiz Allah’ın bunu yapmaya gücü yeter.
4:134Страница 99
مَّن كَانَ يُرِيدُ ثَوَابَ ٱلدُّنۡيَا فَعِندَ ٱللَّهِ ثَوَابُ ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ سَمِيعَۢا بَصِيرٗا ١٣٤
Если кто желает вознаграждения в этом мире, то ведь у Аллаха есть награда как в этом мире, так и в Последней жизни. Аллах - Слышащий, Видящий.
-Ey insanlar!- Sizlerden kim yaptığı ameliyle sadece dünya hayatının mükâfatını arzuluyorsa şunu iyi bilsin ki, Allah’ın katında hem dünya hem de ahiret hayatının mükâfatı vardır. Her ikisinin sevabı da O'ndan istenir. Allah sizin sözlerinizi işitir, yaptıklarınızı görür ve size bunların karşılığını verecektir.
4:135Страница 100
۞ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُونُواْ قَوَّٰمِينَ بِٱلۡقِسۡطِ شُهَدَآءَ لِلَّهِ وَلَوۡ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ أَوِ ٱلۡوَٰلِدَيۡنِ وَٱلۡأَقۡرَبِينَۚ إِن يَكُنۡ غَنِيًّا أَوۡ فَقِيرٗا فَٱللَّهُ أَوۡلَىٰ بِهِمَاۖ فَلَا تَتَّبِعُواْ ٱلۡهَوَىٰٓ أَن تَعۡدِلُواْۚ وَإِن تَلۡوُۥٓاْ أَوۡ تُعۡرِضُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٗا ١٣٥
О те, которые уверовали! Свидетельствуя перед Аллахом, отстаивайте справедливость, если даже свидетельство будет против вас самих, или против родителей, или против близких родственников. Будет ли он богатым или неимущим, Аллах ближе к ним обоим. Не потакайте желаниям, чтобы не отступить от справедливости. Если же вы скривите или уклонитесь, то ведь Аллах ведает о том, что вы совершаете.
Ey Allah’a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Her hâlükârda adaletli olun ve hak, sizin, anne babanızın veya akrabalarınızın aleyhine olsa bile herkese karşı hak olan şahitliği yerine getirin. Bir kişinin fakir veya zengin olması sizi şahitlik etmeye veya şahitlik etmemeye taşımasın. Allah sizin için fakirden ve zenginden daha evladır ve onların yararlarına olanı sizden daha iyi bilir. Yaptığınız şahitliklerde haktan ayrılmamak için arzularınıza tabi olmayın. Şahitlik yaparken olduğu halin dışında gerçeği çarptırırsanız veya şahitlik yapmaktan yüz çevirirseniz şüphesiz Allah sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
4:136Страница 100
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ ءَامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلَّذِي نَزَّلَ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ مِن قَبۡلُۚ وَمَن يَكۡفُرۡ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ فَقَدۡ ضَلَّ ضَلَٰلَۢا بَعِيدًا ١٣٦
О те, которые уверовали! Веруйте в Аллаха, Его Посланника и Писание, которое Он ниспослал Своему Посланнику, и Писание, которое Он ниспослал прежде. А кто не уверовал в Аллаха, Его ангелов, Его Писания, Его посланников и Последний день, тот впал в глубокое заблуждение.
Ey İman edenler! Allah’a, resulüne, peygamberine indirdiği Kur'an'a ve daha önceki peygamberlere indirdiği kitaplara olan imanınızda sebat gösterin. Kim Allah’ı, kitaplarını, peygamberlerini, kıyamet gününü inkâr ederse, dosdoğru yoldan çok büyük bir mesafeyle uzaklaşmış olur.
4:137Страница 100
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ثُمَّ كَفَرُواْ ثُمَّ ءَامَنُواْ ثُمَّ كَفَرُواْ ثُمَّ ٱزۡدَادُواْ كُفۡرٗا لَّمۡ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغۡفِرَ لَهُمۡ وَلَا لِيَهۡدِيَهُمۡ سَبِيلَۢا ١٣٧
Воистину, Аллах не простит и не наставит на путь тех, которые уверовали, затем стали неверующими, затем опять уверовали, затем опять стали неверующими, а затем приумножили свое неверие.
İman ettikten sonra kendilerinden defalarca küfür sadır olan, iman ettikten sonra ondan dönüp sonra tekrar iman edip sonra tekrar küfre dönenler ve küfürde ısrar edip bu hal üzere ölenlerin günahlarını yüce Allah bağışlamayacaktır. Onları kendisine (Allah) Teâlâ'ya ulaştıran dosdoğru yola da muvaffak kılmayacaktır.
4:138Страница 100
بَشِّرِ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ بِأَنَّ لَهُمۡ عَذَابًا أَلِيمًا ١٣٨
Обрадуй вестью о мучительных страданиях лицемеров,
-Ey Peygamber!- İman etmiş gibi görünüp küfürlerini gizleyen münafıklara, onlar için Allah’ın katında kıyamet günü olan elem verici bir azabı müjdele.
4:139Страница 100
ٱلَّذِينَ يَتَّخِذُونَ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَوۡلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۚ أَيَبۡتَغُونَ عِندَهُمُ ٱلۡعِزَّةَ فَإِنَّ ٱلۡعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعٗا ١٣٩
которые берут своими помощниками и друзьями неверующих вместо верующих. Неужели они хотят обрести могущество с ними, если могущество целиком присуще Аллаху?
Bu azap, onların müminleri bırakıp, kâfirleri yardımcı ve yaren edinmelerinden ötürüdür. Onları dost edinmeleri şaşılacak bir iştir. Kendisi ile yükselmeleri için onlardan kuvvet ve koruyuculuk mu istiyorlar? Oysa güç ve koruma bütünüyle Allah’ındır.
4:140Страница 100
وَقَدۡ نَزَّلَ عَلَيۡكُمۡ فِي ٱلۡكِتَٰبِ أَنۡ إِذَا سَمِعۡتُمۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ يُكۡفَرُ بِهَا وَيُسۡتَهۡزَأُ بِهَا فَلَا تَقۡعُدُواْ مَعَهُمۡ حَتَّىٰ يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيۡرِهِۦٓ إِنَّكُمۡ إِذٗا مِّثۡلُهُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ جَامِعُ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱلۡكَٰفِرِينَ فِي جَهَنَّمَ جَمِيعًا ١٤٠
Он уже ниспослал вам в Писании, чтобы вы не садились вместе с ними, если услышите, как они не веруют в знамения Аллаха и насмехаются над ними, пока они не увлекутся другим разговором. В противном случае вы уподобитесь им. Воистину, Аллах соберет вместе всех лицемеров и неверующих в Геенне.
-Ey Müminler!- Yüce Allah sizlere indirdiği Kur'an-ı Kerim’de şunu bildirmiştir: Bir mecliste oturduğunuzda Allah’ın ayetlerini inkâr eden ve onlarla alay eden kimseler duyarsanız, onlar Allah’ın ayetlerini inkâr etmekten ve onlarla alay etmekten vazgeçip başka konularda konuşuncaya dek, sizin orada onlarla beraber oturmayı terk etmeniz ve meclislerinden ayrılmanız gerekir. Onlar Allah’ın ayetlerini inkâr edip alay ettikleri halde onları işittikten sonra onlarla oturmaya devam ederseniz Allah’ın emrine karşı gelmede onlarla aynı olursunuz. Çünkü onların inkâr ederek Allah’a karşı geldikleri gibi, siz de orada oturarak Allah’a karşı gelmiş olursunuz. Şüphesiz Allah kıyamet günü İslam’ı (Müslümanlıklarını) gösterip küfürlerini gizleyen münafıkları kâfirlerle beraber cehennem ateşinde toplayacaktır.
4:141Страница 101
ٱلَّذِينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمۡ فَإِن كَانَ لَكُمۡ فَتۡحٞ مِّنَ ٱللَّهِ قَالُوٓاْ أَلَمۡ نَكُن مَّعَكُمۡ وَإِن كَانَ لِلۡكَٰفِرِينَ نَصِيبٞ قَالُوٓاْ أَلَمۡ نَسۡتَحۡوِذۡ عَلَيۡكُمۡ وَنَمۡنَعۡكُم مِّنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۚ فَٱللَّهُ يَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ وَلَن يَجۡعَلَ ٱللَّهُ لِلۡكَٰفِرِينَ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ سَبِيلًا ١٤١
Они ждут, когда вас постигнет беда. Если Аллах одаряет вас победой, они говорят: «Разве мы не были с вами?». Если же доля достается неверующим, они говорят: «Разве мы не покровительствовали вам (или не помогали вам) и не защитили вас от верующих?». Аллах рассудит между вами в День воскресения. Аллах не откроет неверующим пути против верующих.
Sizin başınıza gelecek olan hayır veya şerri bekleyenler, size Allah’tan bir zafer geldiğinde ganimetten bir pay elde edebilmek için sizlere şöyle derler: "Biz sizinle beraber değil miydik? Şahit olduklarınıza biz de şahit olmadık mı?" Eğer kâfirler kazanırsa onlara şöyle derler: "Sizin işlerinizi yüklenmedik mi? Sizleri yardım ve desteğimizle çepeçevre kuşatmadık mı? Sizlere yardım ederek ve onların sizi zelil kılmasına karşı Müminlerden korumadık mı?" Oysa Allah kıyamet günü hepinizin arasında hükmedecek ve Müminleri Cennet ile ödüllendirecektir. Münafıkları da Cehennem'in en dibine sokarak cezalandıracaktır. Allah, kıyamet günü lütfuyla kâfirleri Müminlere delil kılmaz. Bilakis, şeriata bağlı oldukları ve imanda samimi oldukları müddetçe güzel neticeyi Müminlere verecektir
4:142Страница 101
إِنَّ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ يُخَٰدِعُونَ ٱللَّهَ وَهُوَ خَٰدِعُهُمۡ وَإِذَا قَامُوٓاْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ قَامُواْ كُسَالَىٰ يُرَآءُونَ ٱلنَّاسَ وَلَا يَذۡكُرُونَ ٱللَّهَ إِلَّا قَلِيلٗا ١٤٢
Воистину, лицемеры пытаются обмануть Аллаха, но это Он обманывает их. Когда они встают на намаз, то встают неохотно, показывая себя перед людьми и поминая Аллаха лишь немного.
Münafıklar İslam’ı izhar edip küfürlerini gizleyerek Allah’ı aldatmaya çalışıyorlar. Oysa Allah onları aldatmaktadır. Çünkü O, onların küfürlerini bildiği halde kanlarını korumuş ve ahirette onlara en şiddetli azabı hazırlamıştır. Onlar namaza kalktıkları zaman, namazı kerih görerek/istemeyerek tembel tembel kalkarlar. İnsanların görmelerini ve kendilerini tazim etmelerini isterler, Allah'a karşı samimi değillerdir. Müminleri görünce de Allah’ı çok az zikrederler
4:143Страница 101
مُّذَبۡذَبِينَ بَيۡنَ ذَٰلِكَ لَآ إِلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ وَلَآ إِلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِۚ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ سَبِيلٗا ١٤٣
Они колеблются между этим (верой и неверием), но не принадлежат ни к тем, ни к другим. Для того, кого Аллах вводит в заблуждение, ты уже не найдешь дороги.
Bu münafıklar ne yapacaklarını bilmez bir halde tereddüt içindedirler. Onlar ne görünüşte, ne de kalben Müminlerle beraberdirler, ne de kâfirlerle beraberdirler. Bilakis görünüşte müminlerle beraber, kalben ise kâfirlerle beraberlerdir. -Ey Peygamber!- Yüce Allah her kimi saptırırsa onu sapmış olduğu dalaletten doğru yola iletecek bir yol bulamazsın.
4:144Страница 101
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَتَّخِذُواْ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَوۡلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۚ أَتُرِيدُونَ أَن تَجۡعَلُواْ لِلَّهِ عَلَيۡكُمۡ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينًا ١٤٤
О те, которые уверовали! Не берите неверующих себе в помощники и друзья вместо верующих. Неужели вы хотите предоставить Аллаху очевидный довод против вас самих?
Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Müminleri bırakıp da Allah’ı inkâr eden kâfirleri Müminler dışında yakınlık ettiğiniz seçkin dostlar edinmeyin. Böyle yaparak Allah’a cezalandırılmaya müstahak olduğunuzu gösteren apaçık delil vermek mi istiyorsunuz?
4:145Страница 101
إِنَّ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ فِي ٱلدَّرۡكِ ٱلۡأَسۡفَلِ مِنَ ٱلنَّارِ وَلَن تَجِدَ لَهُمۡ نَصِيرًا ١٤٥
Воистину, лицемеры окажутся на нижайшей ступени Огня, и ты не найдешь для них помощника,
Şüphesiz Allah kıyamet günü münafıkları cehennem ateşinin en alt tabakasına sokacaktır. Onlar kendilerinden bu azabı önleyecek hiçbir yardımcı da bulamayacaklardır.
4:146Страница 101
إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُواْ وَأَصۡلَحُواْ وَٱعۡتَصَمُواْ بِٱللَّهِ وَأَخۡلَصُواْ دِينَهُمۡ لِلَّهِ فَأُوْلَٰٓئِكَ مَعَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۖ وَسَوۡفَ يُؤۡتِ ٱللَّهُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ أَجۡرًا عَظِيمٗا ١٤٦
если только они не раскаются и исправят содеянное, крепко ухватятся за Аллаха и очистят свою веру перед Ним. Такие окажутся вместе с верующими, а ведь Аллах одарит верующих великой наградой.
Nifaklarından Allah’a tövbe ederek dönen, kalplerini ıslah ederek Allah’ın ahdine tutunan ve amellerini riyadan arındırarak sadece Allah için halis kılanlar bundan müstesnadır. İşte bu sıfatlarla nitelenen kimseler dünya ve ahirette Müminlerle beraberlerdir. Yüce Allah Müminlere çok büyük bir mükâfat verecektir.
4:147Страница 101
مَّا يَفۡعَلُ ٱللَّهُ بِعَذَابِكُمۡ إِن شَكَرۡتُمۡ وَءَامَنتُمۡۚ وَكَانَ ٱللَّهُ شَاكِرًا عَلِيمٗا ١٤٧
Зачем Аллаху подвергать вас мучениям, если вы будете благодарны и уверуете? Аллах - Признательный, Знающий.
O'na şükredip, iman ederseniz Allah’ın sizlere azap etmeye ihtiyacı yoktur. Allah Teâlâ iyilik sahibidir, merhametlidir. Doğrusu O, sizlere günahlarınız sebebiyle azap eder. Amellerinizi ıslah edip nimetlerinden ötürü ona şükreder, bedenen ve kalben O'na iman ederseniz size azap etmeyecektir. Allah nimetlerini kabul edenlere karşılığını verir. Kullarının imanlarını bilir ve herkese amellerine göre karşılığını verecektir.
4:148Страница 102
۞ لَّا يُحِبُّ ٱللَّهُ ٱلۡجَهۡرَ بِٱلسُّوٓءِ مِنَ ٱلۡقَوۡلِ إِلَّا مَن ظُلِمَۚ وَكَانَ ٱللَّهُ سَمِيعًا عَلِيمًا ١٤٨
Аллах не любит, когда злословят вслух, если только этого не делает тот, с кем поступили несправедливо. Аллах - Слышащий, Знающий.
Allah açıktan kötü söz söylenmesini sevmez. Bilakis hoşlanmayıp bunu yapanı da tehdit etmiştir. Lakin zulme uğrayan kimse için açıktan kötü söz söylemesi caiz olur. Kendisine yapılan zulümden dolayı, o kimse hakkında şikayette bulunabilir, ona beddua edip, söylenenlere misliyle karşılık verebilir. Fakat mazlumun kendisine yapılan zulme sabretmesi açıktan kötü söz söylemesinden daha evladır. Şüphesiz Allah, söylemiş olduğunuz bütün sözlerinizi işitir. Bütün niyetlerinizi bilir. Bu yüzden kötü söz söylemekten veya kast etmekten sakınınız.
4:149Страница 102
إِن تُبۡدُواْ خَيۡرًا أَوۡ تُخۡفُوهُ أَوۡ تَعۡفُواْ عَن سُوٓءٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوّٗا قَدِيرًا ١٤٩
Если вы обнаружите добро, скроете его или простите злодеяние, то ведь Аллах - Снисходительный, Всемогущий.
Eğer sözlü ya da fiili olarak yapılan bir iyiliği izhar eder ya da gizlerseniz veya size kötülük yapandan intikam almaktan vazgeçerseniz muhakkak ki Allah Teâlâ affedendir ve her şeye hakkıyla kadir olandır. Affetmek sizin ahlaki ilkeniz olsun. Umulur ki Allah sizi bağışlar.
4:150Страница 102
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُواْ بَيۡنَ ٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيَقُولُونَ نُؤۡمِنُ بِبَعۡضٖ وَنَكۡفُرُ بِبَعۡضٖ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُواْ بَيۡنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا ١٥٠
Воистину, те, которые не веруют в Аллаха и Его посланников, хотят различать между Аллахом и Его посланниками и говорят: «Мы веруем в одних и не веруем в других», - и хотят найти путь между этим,
Şüphesiz Allah'ı ve rasûllerini inkâr edenler, Allah ve rasûlleri arasını ayırmak isteyenler, bir yandan hem onlara iman ediyorlar ve diğer yandan da onları yalanlıyorlar. Şöyle diyorlar: Bizler rasûllerin bazılarına iman eder ve bazılarını inkâr ederiz. Böylece kendilerini kurtaracağını zannederek küfür ile iman arasında bir yol tutmak isterler
4:151Страница 102
أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ حَقّٗاۚ وَأَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا ١٥١
являются подлинными неверующими. Мы приготовили для неверующих унизительные мучения.
Bu yol üzerinde gidenler işte onlar gerçek kâfirlerdir. Şüphesiz resullerin hepsini veya bazılarını inkâr eden, Allah'ı ve resullerini inkâr etmiş olur. Kâfirlere kıyamet gününde küçük düşürücü bir azap hazırladık. Bu da Allah'a ve resullerine iman etmekte kibirli davranmalarından dolayı onları cezalandırmak içindir.
4:152Страница 102
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَلَمۡ يُفَرِّقُواْ بَيۡنَ أَحَدٖ مِّنۡهُمۡ أُوْلَٰٓئِكَ سَوۡفَ يُؤۡتِيهِمۡ أُجُورَهُمۡۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ١٥٢
А тех, которые уверовали в Аллаха и Его посланников и не делают различий между любым из них, Он одарит их наградой. Аллах - Прощающий, Милосердный.
Allah'a iman edip birleyenler ve O'na hiçbir kimseyi ortak koşmayanlar, resullerinin hepsini tasdik edip iman eden kimselerdir. Kâfirlerin yaptıkları gibi aralarında ayrım yapmazlar. Bilakis onların hepsine iman ederler. Allah onlara imanlarının ve bu imanlarından ötürü yaptıkları salih amellerinin karşılığı olarak büyük bir sevap verecektir. Yüce Allah, günahlarından tövbe eden kullarını bağışlayan ve merhamet edendir.
4:153Страница 102
يَسۡـَٔلُكَ أَهۡلُ ٱلۡكِتَٰبِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيۡهِمۡ كِتَٰبٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِۚ فَقَدۡ سَأَلُواْ مُوسَىٰٓ أَكۡبَرَ مِن ذَٰلِكَ فَقَالُوٓاْ أَرِنَا ٱللَّهَ جَهۡرَةٗ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ بِظُلۡمِهِمۡۚ ثُمَّ ٱتَّخَذُواْ ٱلۡعِجۡلَ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَعَفَوۡنَا عَن ذَٰلِكَۚ وَءَاتَيۡنَا مُوسَىٰ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينٗا ١٥٣
Люди Писания просят тебя, чтобы ты низвел им писание с неба. Мусу (Моисея) они попросили о еще большем, когда сказали: «Покажи нам Аллаха открыто». Тогда молния поразила (или гибель постигла) их за их несправедливость. А затем они стали поклоняться тельцу после того, как к ним явились ясные знамения, но Мы простили это и даровали Мусе (Моисею) явное доказательство.
-Ey Resul!- Yahudiler Musa -aleyhisselam-'a gökten bir defada kitap indiği gibi hak resul olduğuna alamet olarak da senden bir kere de kendilerine gökten kitap indirmeni istiyorlar. Yahudilerin bu isteğini onlar için çok görme. Çünkü geçmişte ataları Musa -aleyhisselam-'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Kendilerine Allah'ı çıplak gözleriyle göstermesini istemişlerdi. Onlar, işlemiş oldukları bu günahlarına ceza olarak yıldırım çarpmasına maruz kaldılar. Sonra, Allah onları tekrar diriltti. Kendilerine Allah'ın, rububiyette ve uluhiyette bir ve tek olduğunu apaçık açıklayan ayetler geldikten sonra, tekrar Allah'a ibadet etmeyi bırakıp buzağıya taptılar. Sonra onların günahlarını tekrar bağışladık ve kavmine karşı Musa -aleyhisselam-'a apaçık bir delil verdik.
4:154Страница 102
وَرَفَعۡنَا فَوۡقَهُمُ ٱلطُّورَ بِمِيثَٰقِهِمۡ وَقُلۡنَا لَهُمُ ٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا وَقُلۡنَا لَهُمۡ لَا تَعۡدُواْ فِي ٱلسَّبۡتِ وَأَخَذۡنَا مِنۡهُم مِّيثَٰقًا غَلِيظٗا ١٥٤
Мы воздвигли над ними гору, согласно завету с ними, и сказали им: «Войдите во врата, поклонившись!». Мы также сказали им: «Не нарушайте субботы!». Мы заключили с ними суровый завет.
Onlardan alınan pekiştirilmiş kesin söz sebebi ile, Tevrat'ta bulunan emirlerle amel etmeleri için ve korkutmak amacıyla dağı üzerlerine kaldırdık. Dağı üzerlerine kaldırdıktan sonra onlara şöyle dedik: Başlarınızı eğerek Beyti'l Makdis'in kapısından giriniz. Onlar ise kıçlarının üzerine oturup sürünerek girdiler. Cumartesi günü balık avlama yasağını çiğnemeyin dedik. Onlar ise yasağı dinlemeyip balık avladılar. Biz onlardan bu husus ile ilgili pekiştirilmiş kesin söz almıştık. Onlar ise bu ahdi çiğneyip bozdular.
4:155Страница 103
فَبِمَا نَقۡضِهِم مِّيثَٰقَهُمۡ وَكُفۡرِهِم بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَقَتۡلِهِمُ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖ وَقَوۡلِهِمۡ قُلُوبُنَا غُلۡفُۢۚ بَلۡ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَيۡهَا بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلٗا ١٥٥
За то, что они нарушили свой завет, не уверовали в знамения Аллаха, несправедливо убивали пророков и говорили: «Наши сердца покрыты завесой (или переполнены знаниями)». О нет, это Аллах запечатал их сердца за их неверие, и поэтому их вера ничтожна (или лишь немногие из них являются верующими).
Vermiş oldukları pekiştirilmiş kesin sözü ve Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri öldürmeye cesaret etmeleri, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kalplerimiz kapalıdır, senin söylediklerinin hiçbirini anlamıyor demeleri sebebi ile onları rahmetimizden kovduk. Mesele onların dedikleri gibi değildir. Bilakis yüce Allah içinde bulundukları küfürlerinden dolayı onların kalplerini mühürleyip kilitlemiştir ve hayır olarak kalplerine artık herhangi bir şey ulaşmaz. Onlar ancak kendilerine hiçbir fayda vermeyecek şekilde çok az iman ederler
4:156Страница 103
وَبِكُفۡرِهِمۡ وَقَوۡلِهِمۡ عَلَىٰ مَرۡيَمَ بُهۡتَٰنًا عَظِيمٗا ١٥٦
За то, что они не уверовали, возвели на Марьям (Марию) великий навет
Küfürleri ve Meryem -aleyhesselam-'a yalancı şahitlik ederek zina iftirası atmaları sebebiyle biz onları rahmetimizden kovduk.
4:157Страница 103
وَقَوۡلِهِمۡ إِنَّا قَتَلۡنَا ٱلۡمَسِيحَ عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ رَسُولَ ٱللَّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَٰكِن شُبِّهَ لَهُمۡۚ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ لَفِي شَكّٖ مِّنۡهُۚ مَا لَهُم بِهِۦ مِنۡ عِلۡمٍ إِلَّا ٱتِّبَاعَ ٱلظَّنِّۚ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينَۢا ١٥٧
и сказали: «Воистину, мы убили Мессию Ису (Иисуса), сына Марьям (Марии), посланника Аллаха». Однако они не убили его и не распяли, а это только показалось им. Те, которые препираются по этому поводу, пребывают в сомнении и ничего не ведают об этом, а лишь следуют предположениям. Они действительно не убивали его (или не убивали его с уверенностью).
Övünerek söyledikleri şu yalandan dolayı onlara lanet ettik: Yahudiler, muhakkak ki bizler Allah'ın resulü Meryemoğlu İsa Mesih'i öldürdük dediler. Hâlbuki iddia ettikleri gibi onu öldürmediler ve asmadılar. Ancak Allah bir adamı İsa -aleyhisselam-'a benzetti, onu öldürüp astılar. Böylece öldürülenin İsa -aleyhisselam- olduğunu zannettiler. Yahudilerden İsa -aleyhisselam-'ı öldürdüğünü iddia edenlerin ve öldürülmesi için Yahudilere teslim eden Hristiyanların hepsi ölümü hakkında şaşkınlık ve şüphe içerisindedirler. Onun durumu hakkında bir bilgiye sahip değildirler. Ancak onlar zanna uymaktadırlar. Doğrusu zan hiçbir zaman gerçek olmaz. İsa -aleyhisselam-'ı kesinlikle öldürmediler ve asmadılar.
4:158Страница 103
بَل رَّفَعَهُ ٱللَّهُ إِلَيۡهِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمٗا ١٥٨
О нет! Это Аллах вознес его к Себе, ведь Аллах - Могущественный, Мудрый.
Aksine Allah İsa -aleyhisselam-'ı onların tuzaklarından kurtardı, onu bedeniyle ve ruhuyla kendi katına yükseltti. Allah mülkünde Aziz'dir ve hiçbir kimse O'na galip gelemez. Yönetmesinde, yargılamasında, kanunlarında ve şeriatında hikmet sahibidir.
4:159Страница 103
وَإِن مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ إِلَّا لَيُؤۡمِنَنَّ بِهِۦ قَبۡلَ مَوۡتِهِۦۖ وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يَكُونُ عَلَيۡهِمۡ شَهِيدٗا ١٥٩
Среди людей Писания не останется такого, который не уверует в него (Ису или Мухаммада) до его смерти (до смерти Иисуса или до своей смерти), а в День воскресения он будет свидетелем против них.
İsa -aleyhisselam- ahir zamanda dünyaya tekrar indikten sonra ve ölmeden önce, ehlikitaptan her biri ona iman edecekler. İsa -aleyhisselam- kıyamet gününde onların şeriata uygun olan ve muhalif olan amellerine şahitlik edecektir.
4:160Страница 103
فَبِظُلۡمٖ مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ حَرَّمۡنَا عَلَيۡهِمۡ طَيِّبَٰتٍ أُحِلَّتۡ لَهُمۡ وَبِصَدِّهِمۡ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ كَثِيرٗا ١٦٠
За то, что иудеи поступали несправедливо и многих сбивали (или часто сбивали людей) с пути Аллаха, Мы запретили им блага, которые были дозволены им.
Yahudilere yaptıkları zulümleri sebebiyle, onlara helal olan bazı yiyecekleri haram ettik. Onlara bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığırların ve koyunların sırtlarında bulunan yağları hariç, iç yağlarını onlara haram kıldık. Bu yasağın sebebi hem kendilerini ve hem de başkalarını Allah yolundan döndürmeleridir. Böylece Allah yolundan alıkoymak Yahudilerin mizacı/huyu haline gelmiştir.
4:161Страница 103
وَأَخۡذِهِمُ ٱلرِّبَوٰاْ وَقَدۡ نُهُواْ عَنۡهُ وَأَكۡلِهِمۡ أَمۡوَٰلَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡبَٰطِلِۚ وَأَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ مِنۡهُمۡ عَذَابًا أَلِيمٗا ١٦١
А также за то, что они брали лихву, хотя она была запрещена им, и незаконно пожирали имущество людей. Для неверующих из них Мы приготовили мучительные страдания.
Allah’ın kendilerine yasaklamasına rağmen, faizi kullanmaları ve insanların mallarını gayrimeşru olarak haksız yere almaları sebebiyle onlardan kâfir olanlara acı verici bir azap hazırladık.
4:162Страница 103
لَّٰكِنِ ٱلرَّٰسِخُونَ فِي ٱلۡعِلۡمِ مِنۡهُمۡ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ يُؤۡمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبۡلِكَۚ وَٱلۡمُقِيمِينَ ٱلصَّلَوٰةَۚ وَٱلۡمُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ أُوْلَٰٓئِكَ سَنُؤۡتِيهِمۡ أَجۡرًا عَظِيمًا ١٦٢
Однако тех из них, которые обладают основательными знаниями и веруют в то, что ниспослано тебе и что ниспослано до тебя, которые совершают намаз, выплачивают закят и веруют в Аллаха и Последний день, Мы одарим великим вознаграждением.
Ey Resul! Fakat Yahudilerden ilimde derinleşenler ve Allah'ın sana Kur'an'dan indirdiğine iman eden müminler, senden önceki resullere indirilmiş olan Tevrat, İncil gibi kitaplara da iman ederler. Namazı kılarlar, mallarının zekâtını verirler, Allah'ı ortağı olmayan tek bir ilah olarak kabul edip iman ederler. Kıyamet gününe de iman ederler. Bu özelliklerle vasıflanmış kimselere büyük bir sevap vereceğiz.
4:163Страница 104
۞ إِنَّآ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ كَمَآ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ نُوحٖ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ مِنۢ بَعۡدِهِۦۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَٱلۡأَسۡبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَٰرُونَ وَسُلَيۡمَٰنَۚ وَءَاتَيۡنَا دَاوُۥدَ زَبُورٗا ١٦٣
Воистину, Мы внушили тебе откровение, подобно тому, как внушили его Нуху (Ною) и пророкам после него. Мы внушили откровение Ибрахиму (Аврааму), Исмаилу (Измаилу), Исхаку (Исааку), Йакубу (Иакову) и коленам (двенадцати сыновьям Йакуба), Исе (Иисусу), Айюбу (Иову), Йунусу (Ионе), Харуну (Аарону), Сулейману (Соломону). Давуду (Давиду) же Мы даровали Забур (Псалтирь).
Ey Rasûl! Senden önceki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Sen rasûllerin ilki de değilsin. Kesinlikle Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettik. İbrahim'e ve iki oğlu İsmail ve İshak'a, İshak'ın oğlu Yakub'a ve torunlara (onlar İsrailoğulları'nın on iki kabilelerinde bulunan ve Yakup -aleyhisselam-'ın oğullarından olan peygamberlerdir.) İsâ'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyettik. Dâvud -aleyhisselam-'a kitap verdik, o da Zebûr'dur.
4:164Страница 104
وَرُسُلٗا قَدۡ قَصَصۡنَٰهُمۡ عَلَيۡكَ مِن قَبۡلُ وَرُسُلٗا لَّمۡ نَقۡصُصۡهُمۡ عَلَيۡكَۚ وَكَلَّمَ ٱللَّهُ مُوسَىٰ تَكۡلِيمٗا ١٦٤
Мы отправили посланников, о которых Мы уже рассказали тебе прежде, и посланников, о которых Мы тебе не рассказывали. А с Мусой (Моисеем) Аллах вел беседу.
Kur'an'da sana anlattığımız ve anlatmadığımız resuller gönderdik. Sana anlatmadığımız resulleri bir hikmete binaen zikretmedik. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kendi celâline layık bir şekilde Musa -aleyhisselam-'a peygamberlik hususunda bir ikram olması için -vasıtasız- gerçek bir konuşma ile konuştu.
4:165Страница 104
رُّسُلٗا مُّبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى ٱللَّهِ حُجَّةُۢ بَعۡدَ ٱلرُّسُلِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمٗا ١٦٥
Мы отправили посланников, которые несли благую весть и предостерегали, дабы после пришествия посланников у людей не было никакого довода против Аллаха. Аллах - Могущественный, Мудрый.
Biz, Allah'a iman edenleri değerli sevaplar ile müjdelemeleri ve küfredenleri de acı verici azapla korkutmaları için resulleri gönderdik. Aynı zamanda resullerin gönderilmesinden sonra insanların Allah'a karşı bir delilleri olmaması için gönderdik. Allah mülkünde Aziz ve yargılamasında hikmet sahibidir.
4:166Страница 104
لَّٰكِنِ ٱللَّهُ يَشۡهَدُ بِمَآ أَنزَلَ إِلَيۡكَۖ أَنزَلَهُۥ بِعِلۡمِهِۦۖ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ يَشۡهَدُونَۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًا ١٦٦
Но Аллах сам свидетельствует о том, что Он ниспослал тебе. Он ниспослал это по Своему знанию (или со Своим знанием). Ангелы также приносят свидетельство, но довольно того, что Аллах является Свидетелем!
-Ey Resul!- Eğer Yahudiler seni inkâr ederlerse, şüphesiz Allah Kur'an'da sana indirdiğiyle eksiksiz ve tam olarak seni tasdik eder. Allah onda kullarının bilmek istediklerini kendisinin sevip razı olduğu, sevmediği ve reddettiği ilmini indirdi. Allah'ın şehadetiyle birlikte senin sadık olduğuna melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter. Allah'ın sana olan şahitliği başkasının şahitliği yerine kâfidir.
4:167Страница 104
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ قَدۡ ضَلُّواْ ضَلَٰلَۢا بَعِيدًا ١٦٧
Воистину, те, которые не уверовали и сбивали других с пути Аллаха, впали в глубокое заблуждение.
Senin peygamberliğini reddedip inkâr edenler ve insanların İslama girmesine engel olanlar haktan şiddetli bir şekilde uzaklaşmışlardır.
4:168Страница 104
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَظَلَمُواْ لَمۡ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغۡفِرَ لَهُمۡ وَلَا لِيَهۡدِيَهُمۡ طَرِيقًا ١٦٨
Воистину, тех, которые не уверовали и поступали несправедливо, Аллах не простит и не поведет их никаким путем,
Şüphesiz Allah'ı, resullerini inkâr edenler ve küfürde kalmakla kendi nefislerine zulmedenleri, bulundukları küfür üzerine kalmaya ısrarcı oldukları sürece; yüce Allah bağışlamayacak ve asla onları Allah'ın azabından kurtaracak doğru yola yöneltmeyecektir.
4:169Страница 104
إِلَّا طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٗا ١٦٩
кроме пути в Геенну, в которой они пребудут вечно. Это для Аллаха легко.
Kendilerinin daimî kalacakları cehennemden başka bir yol yoktur. Bu da Allah için çok kolaydır. Hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz.
4:170Страница 104
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدۡ جَآءَكُمُ ٱلرَّسُولُ بِٱلۡحَقِّ مِن رَّبِّكُمۡ فَـَٔامِنُواْ خَيۡرٗا لَّكُمۡۚ وَإِن تَكۡفُرُواْ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمٗا ١٧٠
О люди! Посланник принес вам истину от вашего Господа. Уверуйте же, ведь так будет лучше для вас. Если же вы не уверуете, то ведь Аллаху принадлежит то, что на небесах и на земле. Аллах - Знающий, Мудрый.
Ey insanlar! Size resul Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Teâlâ'dan hidayeti ve hak dini getirdi. Siz de getirdiğine iman ediniz, sizin için dünyada ve ahirette hayırlı olan budur. Eğer Allah'ı inkâr ederseniz, Allah'ın iman etmenize ihtiyacı yoktur ve sizin küfretmeniz O'na zarar vermez. Çünkü göklerin, yerin ve aralarında bulunanların hepsinin mülkü O'na aittir. Şüphesiz Allah, hidayeti kimin hak ettiğini daha iyi bilir ve ona hidayeti kolaylaştırır. Kimin de hidayeti hak etmediğini bilir ve onu hidayete karşı kör eder. Allah söylemiş olduğu sözlerinde, fiillerinde, şeriatında ve kaderinde (takdir ettiğinde) hikmet sahibidir.
4:171Страница 105
يَٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ لَا تَغۡلُواْ فِي دِينِكُمۡ وَلَا تَقُولُواْ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡحَقَّۚ إِنَّمَا ٱلۡمَسِيحُ عِيسَى ٱبۡنُ مَرۡيَمَ رَسُولُ ٱللَّهِ وَكَلِمَتُهُۥٓ أَلۡقَىٰهَآ إِلَىٰ مَرۡيَمَ وَرُوحٞ مِّنۡهُۖ فَـَٔامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦۖ وَلَا تَقُولُواْ ثَلَٰثَةٌۚ ٱنتَهُواْ خَيۡرٗا لَّكُمۡۚ إِنَّمَا ٱللَّهُ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ سُبۡحَٰنَهُۥٓ أَن يَكُونَ لَهُۥ وَلَدٞۘ لَّهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلٗا ١٧١
О люди Писания! Не проявляйте чрезмерности в вашей религии и говорите об Аллахе только правду. Мессия Иса (Иисус), сын Марьям (Марии), является посланником Аллаха, Его Словом, которое Он послал Марьям (Марии), и духом от Него. Веруйте же в Аллаха и Его посланников и не говорите: «Троица!». Прекратите, ведь так будет лучше для вас. Воистину, Аллах является Единственным Богом. Он пречист и далек от того, чтобы у Него был сын. Ему принадлежит то, что на небесах, и то, что на земле. Довольно того, что Аллах является Попечителем и Хранителем!
Ey Resul! İncil'in kendilerine indirildiği Hristiyanlara, dininizde haddi aşmayın diyerek uyar. Allah hakkında İsa -aleyhisselam- ile ilgili ancak hakkı söyleyiniz. Meryemoğlu Mesih İsa, Allah'ın hak ile göndermiş olduğu bir resulüdür. Allah İsa -aleyhisselam-'ı Cibril'i Meryem'e gönderdiği kelimesiyle yarattı. O kelimesi de ''Ol" emridir. O da, Allah'ın emri ile Cibril'in Meryem'e üfürmüş olduğu ruhtur. Allah'a ve resullerinin arasında ayrım yapmadan hepsine birlikte iman ediniz. ilahlar üçtür demeyiniz. Yalan ve bozuk olan bu sözü söylemekten vazgeçiniz. Bunu söylemekten vazgeçmeniz sizin için dünyada ve ahirette iyi ve hayırlı olur. Allah sadece tek bir ilahtır. Bir ortağının ve bir çocuğunun da olmasından münezzehtir. O, zengindir. Göklerde, yerde ve aralarında bulunan her şeyin mülkü O'nundur. Allah'ın göklerin ve yerin idarecisi ve düzenleyicisi olması yeterlidir.
4:172Страница 105
لَّن يَسۡتَنكِفَ ٱلۡمَسِيحُ أَن يَكُونَ عَبۡدٗا لِّلَّهِ وَلَا ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ ٱلۡمُقَرَّبُونَۚ وَمَن يَسۡتَنكِفۡ عَنۡ عِبَادَتِهِۦ وَيَسۡتَكۡبِرۡ فَسَيَحۡشُرُهُمۡ إِلَيۡهِ جَمِيعٗا ١٧٢
Ни Мессия, ни приближенные ангелы никогда не посчитают для себя унизительным быть рабами Аллаха. А тех, кто посчитает для себя унизительным поклоняться Ему и проявит высокомерие, Он соберет к Себе вместе.
Meryemoğlu İsa, Allah'a kul olmaktan çekinmez. Aynı zamanda Allah'ın kendisine yakınlaştırdığı ve makamlarını yükselttiği melekler de O'na kul olmaktan çekinmezler. Siz, ey Hristiyanlar! İsa -aleyhisselam-'ı nasıl ilah edinirsiniz? Müşrikler nasıl melekleri ilah edinirler? Kim Allah'a ibadet etmekten ve kul olmaktan çekinip, büyüklenirse, şüphesiz Allah, kıyamet gününde herkesi huzuruna haşredip toplayacaktır. Herkesi hak ettiğine göre cezalandırıp mükâfatlandıracaktır.
4:173Страница 105
فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَيُوَفِّيهِمۡ أُجُورَهُمۡ وَيَزِيدُهُم مِّن فَضۡلِهِۦۖ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ ٱسۡتَنكَفُواْ وَٱسۡتَكۡبَرُواْ فَيُعَذِّبُهُمۡ عَذَابًا أَلِيمٗا وَلَا يَجِدُونَ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيّٗا وَلَا نَصِيرٗا ١٧٣
Тех, которые уверовали и совершали праведные деяния, Он одарит вознаграждением сполна и даже приумножит его по Своей милости. А тех, которые считали для себя унизительным поклоняться Ему и проявляли высокомерие, Он подвергнет мучительным страданиям. Они не найдут себе вместо Него ни покровителя, ни помощника.
Allah, iman edip resullerini tasdik edenlere, salih amelleri Allah için ihlasla şeriata uygun olarak yapanlara, amellerinin sevabını eksiksiz verecektir. Kendi lütfundan ve ihsanından daha çok sevap verip artıracaktır. Allah'a ibadet ve itaat etmekten çekinenlere, büyüklenip kibirlenenlere gelince; onları acı bir azapla cezalandıracaktır. Onlar kıyamet gününde kendilerine Allah'tan başka fayda verecek hiçbir kimse bulamayacaklardır. Başlarına gelen zararı uzaklaştıracak bir yardımcı da bulamayacaklardır.
4:174Страница 105
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدۡ جَآءَكُم بُرۡهَٰنٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكُمۡ نُورٗا مُّبِينٗا ١٧٤
О люди! К вам уже явилось доказательство от вашего Господа, и Мы ниспослали вам ясный свет.
-Ey insanlar!- Size Rabbinizden ortada mazeret bırakmayan ve şüpheleri kaldıran apaçık bir delil gelmiştir. Bu delil, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'dir. Ve size açık bir nur indirdik ki, o da Kur'an'dır.
4:175Страница 105
فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَٱعۡتَصَمُواْ بِهِۦ فَسَيُدۡخِلُهُمۡ فِي رَحۡمَةٖ مِّنۡهُ وَفَضۡلٖ وَيَهۡدِيهِمۡ إِلَيۡهِ صِرَٰطٗا مُّسۡتَقِيمٗا ١٧٥
Тех, которые уверовали в Аллаха и крепко ухватились за Него, Он введет в Свою милость и щедрость и поведет к Себе прямым путем.
Allah'a iman edip peygamberine indirilen Kur'an'a sımsıkı tutunanlar var ya; Allah cennete girmekle onlara rahmet edecektir. Aynı zamanda derecelerini yükselterek sevaplarını da artıracaktır. Hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru yoldan yürümeleri için onları muvaffak kılacaktır. O da Adn cennetlerine ulaştıran yoldur.
4:176Страница 106
يَسۡتَفۡتُونَكَ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِي ٱلۡكَلَٰلَةِۚ إِنِ ٱمۡرُؤٌاْ هَلَكَ لَيۡسَ لَهُۥ وَلَدٞ وَلَهُۥٓ أُخۡتٞ فَلَهَا نِصۡفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَآ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهَا وَلَدٞۚ فَإِن كَانَتَا ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُمَا ٱلثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۚ وَإِن كَانُوٓاْ إِخۡوَةٗ رِّجَالٗا وَنِسَآءٗ فَلِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۗ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ أَن تَضِلُّواْۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ ١٧٦
Они просят тебя вынести решение. Скажи: «Аллах вынесет для вас решение относительно тех, кто не оставляет после себя родителей или детей». Если умрет мужчина, у которого нет ребенка, но есть сестра, то ей принадлежит половина того, что он оставил. Он также наследует ей, если у нее нет ребенка. Если их две сестры, то им принадлежат две трети того, что он оставил. Если же они являются братьями и сестрами, то мужчине принадлежит доля, равная доле двух женщин. Аллах разъясняет вам это, чтобы вы не впали в заблуждение. Аллах ведает о всякой вещи.
-Ey Resul!- Sana kelâle'nin (babasız ve çocuksuz miras bırakan kimse) mirası hakkında fetva vermen için soruyorlar. Kelâle, ölüp arkasında ana-baba ve çocuk bırakmayan kimsedir. Bunun ile ilgili durumu Allah bildirir de. Eğer bir kimse ölüp arkasında ana-baba ve çocuk bırakmaz ise onun (anne-baba) bir öz kız kardeşi veya babadan bir kız kardeşi varsa miras olarak malının yarısını farz olarak alır. Öz erkek kardeşi veya babasından bir erkek kardeşi de eğer onunla beraber farz sahibi yok ise asabe olarak yani mirastan hak sahipleri haklarını aldıktan sonra artan mirası alır. Eğer onunla beraber farz sahibi varsa geri kalan mirası ondan sonra alır. Eğer öz kız kardeşler veya babadan kız kardeşler iki veya daha fazla sayıda olurlarsa farz olarak üçte ikisini alırlar. Şayet öz veya baba bir erkek kardeşler ile beraber kız kardeşler var ise mirastan geriye kalan malı (erkeğe iki kıza bir pay) kuralına göre dağıtılır. Allah size kelâlenin miras hükmünü ve başka hükümleri de yanlışa düşmemeniz için açıklamaktadır. Allah her şeyi bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии