Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком
النساء
Ан-Ниса
Женщины · Мединская · 176 аятов
4:1Страница 77
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمُ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَخَلَقَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَبَثَّ مِنۡهُمَا رِجَالٗا كَثِيرٗا وَنِسَآءٗۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِي تَسَآءَلُونَ بِهِۦ وَٱلۡأَرۡحَامَۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَيۡكُمۡ رَقِيبٗا ١
О люди! Бойтесь вашего Господа, Который сотворил вас из одного человека, сотворил из него пару ему и расселил много мужчин и женщин, произошедших от них обоих. Бойтесь Аллаха, именем Которого вы просите друг друга, и бойтесь разрывать родственные связи. Воистину, Аллах наблюдает за вами.
Ey İnsanlar! Rabbinizden korkun. O, sizi tek bir nefisten -babanız Âdem'den- yarattı. Âdem'den de hanımını, anneniz Havva'yı yarattı. O ikisinden birçok erkek ve kadını yeryüzünün dört bir yanına yaydı. Kendisi adına birbirinizden istekte bulunup; Allah adına şöyle yapmanı istiyorum dediğiniz Allah’a karşı gelmekten korkun. Sizi birbirinize bağlayan akrabalık bağını da koparmaktan korkun. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir. Amellerinizden hiçbirisi O'na gizli kalmaz. Bilakis onları tek tek sayar ve size karşılığını verir.
4:2Страница 77
وَءَاتُواْ ٱلۡيَتَٰمَىٰٓ أَمۡوَٰلَهُمۡۖ وَلَا تَتَبَدَّلُواْ ٱلۡخَبِيثَ بِٱلطَّيِّبِۖ وَلَا تَأۡكُلُوٓاْ أَمۡوَٰلَهُمۡ إِلَىٰٓ أَمۡوَٰلِكُمۡۚ إِنَّهُۥ كَانَ حُوبٗا كَبِيرٗا ٢
Отдавайте сиротам их имущество и не меняйте скверное на хорошее. Не пожирайте их имущества вместе со своим. Воистину, это - великий грех.
-Ey Veliler!- Yetimlere (büluğ çağına ermeden babalarını kaybeden çocuklar) büluğ çağına erip yetişkin olduklarında mallarını tam olarak verin. Yetimlerin mallarından kıymetli güzel olanları alıp, bunun karşılığında kendi mallarınızdan değersiz, kalitesiz olanları verip helal ile haramı değiştirmeyin. Yetimlerin mallarını alıp kendi mallarınıza katıp (yemeyin). Şüphesiz bu Allah katında büyük bir günahtır.
4:3Страница 77
وَإِنۡ خِفۡتُمۡ أَلَّا تُقۡسِطُواْ فِي ٱلۡيَتَٰمَىٰ فَٱنكِحُواْ مَا طَابَ لَكُم مِّنَ ٱلنِّسَآءِ مَثۡنَىٰ وَثُلَٰثَ وَرُبَٰعَۖ فَإِنۡ خِفۡتُمۡ أَلَّا تَعۡدِلُواْ فَوَٰحِدَةً أَوۡ مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡۚ ذَٰلِكَ أَدۡنَىٰٓ أَلَّا تَعُولُواْ ٣
Если вы боитесь, что не будете справедливы к сиротам, то женитесь на других женщинах, которые нравятся вам: на двух, трех, четырех. Если же вы боитесь, что не будете одинаково справедливы к ним, то довольствуйтесь одной или невольницами, которыми овладели ваши десницы. Это ближе к тому, чтобы избежать несправедливости (или бедности).
Eğer, velisi olduğunuz yetim kızlar ile evlenip onların hakkı olan mehiri az vermek yada onlara kötü muamele etmek gibi davranışlarla adaletsizlik etmekten korkarsanız, onları bırakın ve onların dışında diğer temiz (namuslu) kadınlarla evlenin. Eğer isterseniz iki, üç ya da dörde kadar evlenin. Eğer bunlar arasında adil davranamamaktan korkarsanız bir kadın ile yetinin. Veya sahip olduğunuz cariyelerden istifade edin. Çünkü onların hakkı hür kadınların hakkı gibi değildir. Gelen ayette yetimlerin durumları hakkında ve bir kadınla evlenerek yetinmek ya da cariyelerden faydalanmanın zulüm etmemenize ve birine meyletmemenize daha yakın bir davranış olduğu bildirilmiştir.
4:4Страница 77
وَءَاتُواْ ٱلنِّسَآءَ صَدُقَٰتِهِنَّ نِحۡلَةٗۚ فَإِن طِبۡنَ لَكُمۡ عَن شَيۡءٖ مِّنۡهُ نَفۡسٗا فَكُلُوهُ هَنِيٓـٔٗا مَّرِيٓـٔٗا ٤
Давайте женщинам их брачный дар от чистой души. Если же они по доброй воле отдадут вам часть его, то вкушайте это во благо и на здоровье.
Kadınlara mehirlerini zorunluluk bilinciyle verin. Eğer o mehirin bir kısmını kendi istekleriyle zorlamadan size bağışlarlarsa, onu hoş bir şekilde ve bir engel olmadan afiyetle yiyin.
4:5Страница 77
وَلَا تُؤۡتُواْ ٱلسُّفَهَآءَ أَمۡوَٰلَكُمُ ٱلَّتِي جَعَلَ ٱللَّهُ لَكُمۡ قِيَٰمٗا وَٱرۡزُقُوهُمۡ فِيهَا وَٱكۡسُوهُمۡ وَقُولُواْ لَهُمۡ قَوۡلٗا مَّعۡرُوفٗا ٥
Не отдавайте неразумным людям вашего имущества, которое Аллах сделал средством вашего существования. Кормите и одевайте их из него и говорите им слово доброе.
-Ey Veliler!- Malları hakkında gerekli tasarrufta bulunmayı bilmeyenlere mallarını teslim etmeyin. Allah bu malları, kullarının ihtiyaçlarını gidermesi ve hayatlarını idame ettirmesi için vermiştir. Onlar, mallarını idare edip koruyacak kimseler değildirler. O mallardan onlara infak edin, onları giydirin. Onlara güzel söz söyleyin. Yetişkin olup mallarını kullanmada doğru tasarrufta bulunacakları duruma gelince, onlara mallarını teslim edeceğinizi güzel bir şekilde vadedin.
4:6Страница 77
وَٱبۡتَلُواْ ٱلۡيَتَٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُواْ ٱلنِّكَاحَ فَإِنۡ ءَانَسۡتُم مِّنۡهُمۡ رُشۡدٗا فَٱدۡفَعُوٓاْ إِلَيۡهِمۡ أَمۡوَٰلَهُمۡۖ وَلَا تَأۡكُلُوهَآ إِسۡرَافٗا وَبِدَارًا أَن يَكۡبَرُواْۚ وَمَن كَانَ غَنِيّٗا فَلۡيَسۡتَعۡفِفۡۖ وَمَن كَانَ فَقِيرٗا فَلۡيَأۡكُلۡ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ فَإِذَا دَفَعۡتُمۡ إِلَيۡهِمۡ أَمۡوَٰلَهُمۡ فَأَشۡهِدُواْ عَلَيۡهِمۡۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبٗا ٦
Испытывайте сирот, пока они не достигнут брачного возраста. Если обнаружите в них зрелый разум, то отдавайте им их имущество. Не пожирайте его, излишествуя, в спешке, пока они не вырастут. Кто богат, пусть воздержится, а кто беден, пусть ест по справедливости. Когда вы отдаете им их имущество, то делайте это в присутствии свидетелей. Но довольно того, что Аллах ведет счет.
-Ey Veliler!- Yetimler yetişkin olduklarında tasarrufta bulunmaları için kendi mallarından bir miktar vererek onları deneyin. Eğer doğru tasarrufta bulunurlarsa ve yetişkin oldukları kanısına varırsanız, eksiksiz olarak tam bir şekilde mallarını onlara teslim edin. İhtiyaç anında Allah'ın size mübah kıldığı kadarının dışında onların mallarından haddi aşarak yemeyin. Yetişkin olduklarında mallarını geri alacakları korkusuyla acele edip onların mallarını yemeyin. Kimin kendisine yetecek kadar malı varsa yetimin malını almaktan imtina etsin. Sizden kim de fakir olup malı yok ise ihtiyacı kadarını alsın. Yetimlerin yetişkin olup, reşit olduklarını anladıktan sonra mallarını onlara teslim ettiğinizde, hakkı koruma ve ihtilafa sebebiyet verecek hususları ortadan kaldırma adına mallarını teslim ettiğinize dair şahitler bulundurun. Buna şahit ve amellerine karşılık hesap görücü olarak Allah -Subhânehu ve Teâlâ- yeter.
4:7Страница 78
لِّلرِّجَالِ نَصِيبٞ مِّمَّا تَرَكَ ٱلۡوَٰلِدَانِ وَٱلۡأَقۡرَبُونَ وَلِلنِّسَآءِ نَصِيبٞ مِّمَّا تَرَكَ ٱلۡوَٰلِدَانِ وَٱلۡأَقۡرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنۡهُ أَوۡ كَثُرَۚ نَصِيبٗا مَّفۡرُوضٗا ٧
Мужчинам принадлежит доля из того, что оставили родители и ближайшие родственники, и женщинам принадлежит доля из того, что оставили родители и ближайшие родственники, будь его мало или много. Таков предписанный удел.
Ana, baba, kardeş ve amca gibi akrabaların ölümünden sonra bıraktıkları mallardan az ya da çok olsun erkekler için bir pay vardır. Cahiliye döneminde kadın ve çocukların mirastan men edilmesinin aksine bu miras bırakanların mallarından kadınlar için de bir pay vardır. Bu pay Allah Teâlâ tarafından miktarı farz olarak beyan edilmiş bir haktır.
4:8Страница 78
وَإِذَا حَضَرَ ٱلۡقِسۡمَةَ أُوْلُواْ ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينُ فَٱرۡزُقُوهُم مِّنۡهُ وَقُولُواْ لَهُمۡ قَوۡلٗا مَّعۡرُوفٗا ٨
Если при разделе наследства присутствуют родственники, сироты и бедняки, то одарите их из него и скажите им слово доброе.
Miras taksiminde kendilerine pay düşmeyen yakınlar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, bu mal taksim edilmeden önce -iyilik babından- gönlünüzün hoşnut olacağı kadar onlara da verin. Onlar bu malı görmekte ve siz hiçbir zahmet çekmeden bu mala sahip oldunuz. Onlara, içinde çirkinlik olmayan güzel söz söyleyin.
4:9Страница 78
وَلۡيَخۡشَ ٱلَّذِينَ لَوۡ تَرَكُواْ مِنۡ خَلۡفِهِمۡ ذُرِّيَّةٗ ضِعَٰفًا خَافُواْ عَلَيۡهِمۡ فَلۡيَتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلۡيَقُولُواْ قَوۡلٗا سَدِيدًا ٩
Пусть опасаются те, которые боялись бы за своих немощных потомков, если бы им пришлось оставить их после себя. Пусть они боятся Аллаха и говорят слово правильное.
Öldüklerinde arkalarında aciz ve küçük çocuk bırakanlar onların zayi olmalarından korkup, endişe duysunlar. Sorumluluğu altında yetim bulunduranlar onlara zulmetmeyi bırakarak Allah'tan korksunlar. Böylece Allah yetimlere ihsan ettikleri gibi kendileri öldükten sonra çocuklarına ihsanda bulunacak kimselerin (bulunmasını) kolaylaştırır. Vasiyetini getiren çocuklar hakkında iyi davranarak onlara hak olanı söylemeli ve geride bıraktığı mirasçıların hakkına zulmetmemelidir. Vasiyeti terk ederek kendini hayırdan mahrum etmemelidir.
4:10Страница 78
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَأۡكُلُونَ أَمۡوَٰلَ ٱلۡيَتَٰمَىٰ ظُلۡمًا إِنَّمَا يَأۡكُلُونَ فِي بُطُونِهِمۡ نَارٗاۖ وَسَيَصۡلَوۡنَ سَعِيرٗا ١٠
Воистину, те, которые несправедливо пожирают имущество сирот, наполняют свои животы Огнем и будут гореть в Пламени.
Şüphesiz yetimlerin mallarını alıp, bu mallarda haddi aşarak ve zulmederek tasarrufta bulunanlar, ancak karınlarını alevli ateşle doldururlar. Kıyamet gününde de onları cehennem ateşi yakacaktır.
4:11Страница 78
يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِيٓ أَوۡلَٰدِكُمۡۖ لِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءٗ فَوۡقَ ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۖ وَإِن كَانَتۡ وَٰحِدَةٗ فَلَهَا ٱلنِّصۡفُۚ وَلِأَبَوَيۡهِ لِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٞۚ فَإِن لَّمۡ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٞ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخۡوَةٞ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِي بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍۗ ءَابَآؤُكُمۡ وَأَبۡنَآؤُكُمۡ لَا تَدۡرُونَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ لَكُمۡ نَفۡعٗاۚ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا ١١
Аллах заповедует вам относительно ваших детей: мужчине достается доля, равная доле двух женщин. Если все дети являются женщинами числом более двух, то им принадлежит две трети того, что он оставил. Если же есть всего одна дочь, то ей принадлежит половина. Каждому из родителей принадлежит одна шестая того, что он оставил, если у него есть ребенок. Если же у него нет ребенка, то ему наследуют родители, и матери достается одна треть. Если же у него есть братья, то матери достается одна шестая. Таков расчет после вычета по завещанию, которое он завещал, или выплаты долга. Ваши родители и ваши дети - вы не знаете, кто из них ближе и приносит вам больше пользы. Таково предписание Аллаха. Воистину, Аллах - Знающий, Мудрый.
Çocuklarınızın mirası hakkında yüce Allah sizi sorumlu tutarak emretmektedir. Miras, çocukların arasında taksim edilirken erkeğe kızın aldığı mirastaki payın iki misli verilir. Eğer ölen kimse geride erkek çocuk bırakmayıp sadece iki ya da daha fazla kız çocuğu bıraktı ise, mirasın üçte ikisi bunlarındır. Eğer bir kız bıraktı ise mirasın yarısı bu kızındır. Vefat edenin erkek ya da kız çocuğu varsa, ana ve babasından her birine mirastan altıda birlik bir pay vardır. Eğer vefat eden kimsenin çocuğu yoksa ya da anne babasından başka bir mirasçısı da yoksa anne mirastan üçte bir alır ve mirasın geri kalanı babanındır. Eğer vefat edenin iki ya da daha fazla anne baba bir ya da anne baba bir olmayan erkek ya da kız kardeşi varsa, farz olarak annesi altıda bir alır ve geri kalanı tasiben babasınındır. Bu durumda kardeşlere mirastan bir pay yoktur. Bu miras taksimatı vefat eden kimsenin vasiyeti yerine getirildikten sonra taksim edilir. Vefat eden kimse malının üçte birinden fazlasını vasiyet edemez ve aynı zamanda mirasın taksim edilmesi için borçlarının da ödenmiş olması gerekir. Allah Teâlâ miras taksimatını böyle yapmıştır. Çünkü siz babalarınız ve çocuklarınızdan hangisinin dünya ve ahirette sizin için daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Vefat eden kimse varislerinden birisini hayırlı zannedip malının tamamını ona verebilir ya da şerli zannedip malından mahrum edebilir. Ancak durum bu zannettiğinin aksine çıkabilir. Bu durumu kendisine hiçbir şeyin gizli kalmadığı her şeyi hakkıyla bilen yüce Allah bilebilir. Bundan dolayı mirası beyan ettiği şekilde taksim etmiş ve kendi katından (taksimatını) farz olarak tayin etmiş ve kullarının uygulamasını üzerlerine farz kılmıştır. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkıyla bilir ve kullarının maslahatına olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Hüküm olarak bir şeyi koymasında ve yönetmesinde hikmet sahibidir.
4:12Страница 79
۞ وَلَكُمۡ نِصۡفُ مَا تَرَكَ أَزۡوَٰجُكُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٞ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡنَۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِينَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۚ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡتُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّكُمۡ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَكُمۡ وَلَدٞ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكۡتُمۚ مِّنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ تُوصُونَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۗ وَإِن كَانَ رَجُلٞ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمۡرَأَةٞ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوۡ أُخۡتٞ فَلِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُۚ فَإِن كَانُوٓاْ أَكۡثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمۡ شُرَكَآءُ فِي ٱلثُّلُثِۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصَىٰ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍ غَيۡرَ مُضَآرّٖۚ وَصِيَّةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٞ ١٢
Вам принадлежит половина того, что оставили ваши жены, если у них нет ребенка. Но если у них есть ребенок, то вам принадлежит четверть того, что они оставили. Таков расчет после вычета по завещанию, которое они завещали, или выплаты долга. Им принадлежит четверть того, что вы оставили, если у вас нет ребенка. Но если у вас есть ребенок, то им принадлежит одна восьмая того, что вы оставили. Таков расчет после вычета по завещанию, которое вы завещали, или выплаты долга. Если мужчина или женщина, которые оставили наследство, не имеют родителей или детей, но имеют брата или сестру, то каждому из них достается одна шестая. Но если их больше, то они имеют равные права на одну треть. Таков расчет после вычета по завещанию, которое он завещал, или выплаты долга, если это не причиняет вреда. Такова заповедь Аллаха, ведь Аллах - Знающий, Выдержанный.
-Ey Kocalar!- Eğer hanımlarınızın sizden ya da başkasından erkek ya da kız çocukları yoksa, bıraktıkları (mirasın) yarısı sizindir. Eğer onların erkek ya da kız çocukları varsa bıraktıkları mirasın dörtte biri sizindir. Ölen hanımlarınızın yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi yahut borçlarının ödenmesinden sonra bu paylaştırma gerçekleştirilir. -Ey Kocalar!- Eğer sizin hanımlarınızdan yada başkalarından, erkek ya da kız çocuğunuz yoksa, bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Eğer sizin erkek ya da kız çocuklarınız varsa bıraktığınız mirastan sekizde biri hanımlarınızındır. Yapmış olduğunuz vasiyetin yerine getirilmesi yahut borçlarınızın ödenmesinden sonra onlar için bu paylaştırma yapılır. Eğer babası ya da çocuğu olmayan bir adam ölürse, ya da babası veya çocuğu olmayan bir kadın ölürse ve bu ikisinden (erkek ve kadın) ölen kimsenin anne bir erkek kardeşi ya da anne bir kız kardeşi varsa, anne bir erkek kardeşi ya da anne bir kız kardeşinden her biri altıda bir farz olarak mirastan pay alır. Eğer anne bir erkek kardeşler ya da anne bir kız kardeşler birden fazla ise bu kardeşlerin hepsi mirasın üçte birini ortaklaşa farz olarak alırlar. Bu miras taksiminde erkek ve kızlar eşittir. Bu taksim edilmiş haklarını ölen kimsenin vasiyeti yerine getirilip, borcu ödendikten sonra alırlar. Ancak bırakmış olduğu vasiyetinin, malının üçte birinden fazla olması gibi varislere zarar vermemesi gerekir. Ayetin içerdiği bu hüküm yüce Allah'ın size farz kıldığı bir sorumluluktur. Yüce Allah dünya ve ahirette kullarının maslahatına olan her şeyi hakkıyla bilendir. Halim'dir, asi olana cezasını bir an önce vermek için acele etmez.
4:13Страница 79
تِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۚ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدۡخِلۡهُ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ وَذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ ١٣
Таковы ограничения Аллаха. Тех, кто повинуется Аллаху и Его Посланнику, Он введет в Райские сады, в которых текут реки. Они пребудут там вечно. Это и есть великое преуспеяние.
Bu zikredilen hükümler yetimler ve diğerleri hakkındadır. Allah'ın kulları için koymuş olduğu kanunlardır. Bu kanunlarla amel etmelerini ister. Kim emirlerini yerine getirip, yasaklarından kaçınarak Allah'a ve resulüne itaat ederse, Allah onu, saraylarının altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Orada ebedî kalacaklar, fani olmayacaklardır. Bu ilahi mükâfat, eşi benzeri olmayan büyük bir kurtuluştur.
4:14Страница 79
وَمَن يَعۡصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُۥ يُدۡخِلۡهُ نَارًا خَٰلِدٗا فِيهَا وَلَهُۥ عَذَابٞ مُّهِينٞ ١٤
А тех, кто ослушается Аллаха и Его Посланника и преступает Его ограничения, Он ввергнет в Огонь, в котором они пребудут вечно. Им уготованы унизительные мучения.
Kim de Allah'ın hükümlerini devre dışı bırakırsa, onlarla amel etmeyi terk ederse ya da şüphe duyarsa ve O'nun koyduğu sınırları aşarak Allah'a ve resulüne karşı gelirse, Allah onu ebedî kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için cehennemde alçaltıcı bir azap vardır.
4:15Страница 80
وَٱلَّٰتِي يَأۡتِينَ ٱلۡفَٰحِشَةَ مِن نِّسَآئِكُمۡ فَٱسۡتَشۡهِدُواْ عَلَيۡهِنَّ أَرۡبَعَةٗ مِّنكُمۡۖ فَإِن شَهِدُواْ فَأَمۡسِكُوهُنَّ فِي ٱلۡبُيُوتِ حَتَّىٰ يَتَوَفَّىٰهُنَّ ٱلۡمَوۡتُ أَوۡ يَجۡعَلَ ٱللَّهُ لَهُنَّ سَبِيلٗا ١٥
Против тех из ваших женщин, которые совершат мерзкий поступок (прелюбодеяние), призовите в свидетели четырех из вас. Если они засвидетельствуют это, то держите их в домах, пока смерть не покончит с ними или пока Аллах не установит для них иной путь.
Evli olan ya da olmayan kadınlarınızdan zina suçunu işleyenler için adil olan dört Müslümanı şahit olarak getirin. Eğer zina suçu işlediklerine şahitlik ederlerse kadınlarınızı cezalandırmak için ölüm gelip canlarını alana kadar ya da Allah onlar için evde hapsetmekten başka bir yol getirene kadar onları evlerde hapsedin. Yüce Allah bundan sonra onlar için izlenecek yolu belirlemiştir. O da, bakire olan zinakâr kadına yüz celde/kırbaç vurulması ve bir sene yaşadığı beldeden uzaklaştırılmasıdır. Muhsane, evli olan (ya da başından evlilik geçen) kadının ise recm edilmesidir.
4:16Страница 80
وَٱلَّذَانِ يَأۡتِيَٰنِهَا مِنكُمۡ فَـَٔاذُوهُمَاۖ فَإِن تَابَا وَأَصۡلَحَا فَأَعۡرِضُواْ عَنۡهُمَآۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ تَوَّابٗا رَّحِيمًا ١٦
Если двое из вас совершат такой поступок (прелюбодеяние), то подвергните обоих наказанию. Если они раскаются и станут поступать праведно, то оставьте их, ведь Аллах - Принимающий покаяния, Милосердный.
-Muhsan/Daha önce başından evlilik geçen ya da muhsan olmasın- Erkeklerden zina suçunu işleyen o iki kişiyi el ve dil ile azarlayıp küçük düşürecek şekilde cezalandırın. Üzerinde bulundukları durumu terk eder ve amelleri düzelirse, onlara eziyet etmeyi bırakın. Çünkü günahtan tövbe eden onu hiç işlememiş gibidir. Şüphesiz ki Allah, kullarından tövbe edenlerin tövbelerini çokça kabul edendir, onlara karşı çok merhametlidir. Bu ceza ile yetinmek (İslam'ın ilk döneminde) ilk başlarda idi. Daha sonra (hüküm) bekâr olana celde/kırbaç vurulması ve bir yıl yaşadığı yerden uzaklaştırılması, muhsan (Başından evlilik geçenin) evli olanın da recm edilmesi (taşlanması) ile nesh edilmiştir.
4:17Страница 80
إِنَّمَا ٱلتَّوۡبَةُ عَلَى ٱللَّهِ لِلَّذِينَ يَعۡمَلُونَ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٖ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِن قَرِيبٖ فَأُوْلَٰٓئِكَ يَتُوبُ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمٗا ١٧
Воистину, Аллах обязался принимать покаяния тех, которые совершают дурной поступок по своему невежеству и вскоре раскаиваются. Их покаяния Аллах принимает, ведь Аллах - Знающий, Мудрый.
Şüphesiz ki Allah, günah ve masiyetlerin akıbetini ve şerrini bilmeden yönelen - kasıtlı ya da kasıtsız olarak günah işleyen herkesi kapsar- kimselerin tövbesini kabul eder. Sonra o kimseler ölüm kendilerine gelmeden önce Rablerine tövbekâr olarak dönerler. İşte yüce Allah bu kimselerin tövbesini kabul eder ve günahlarını affeder. Yüce Allah kullarının bütün hallerini en iyi bilen, takdir etmesinde ve hüküm koymasında hikmetli olandır.
4:18Страница 80
وَلَيۡسَتِ ٱلتَّوۡبَةُ لِلَّذِينَ يَعۡمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ حَتَّىٰٓ إِذَا حَضَرَ أَحَدَهُمُ ٱلۡمَوۡتُ قَالَ إِنِّي تُبۡتُ ٱلۡـَٰٔنَ وَلَا ٱلَّذِينَ يَمُوتُونَ وَهُمۡ كُفَّارٌۚ أُوْلَٰٓئِكَ أَعۡتَدۡنَا لَهُمۡ عَذَابًا أَلِيمٗا ١٨
Но бесполезно покаяние для тех, кто совершает злодеяния, а когда к нему приходит смерть, то говорит: «Вот теперь я раскаиваюсь», - и для тех, кто умирает неверующим. Для них Мы приготовили мучительные страдания.
Allah günahında ısrar eden kimsenin tevbesini kabul etmez. Onlar ölüm döşeğinin sıkıntısını çekmeden günahlarından tevbe etmezler. O esnada onlardan biri: "Ben şimdi işlemiş olduğum günahlardan dolayı tevbe ettim" der. -Aynı şekilde- Yüce Allah bu şekilde küfründe ısrar ederek ölen kimselerin tevbesini de kabul etmez. Onlar günahlarında ısrar eden asilerdir. Ve küfürleri üzerine ölen kimseler için elem verici azap hazırladık
4:19Страница 80
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا يَحِلُّ لَكُمۡ أَن تَرِثُواْ ٱلنِّسَآءَ كَرۡهٗاۖ وَلَا تَعۡضُلُوهُنَّ لِتَذۡهَبُواْ بِبَعۡضِ مَآ ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ إِلَّآ أَن يَأۡتِينَ بِفَٰحِشَةٖ مُّبَيِّنَةٖۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ فَإِن كَرِهۡتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰٓ أَن تَكۡرَهُواْ شَيۡـٔٗا وَيَجۡعَلَ ٱللَّهُ فِيهِ خَيۡرٗا كَثِيرٗا ١٩
О те, которые уверовали! Вам не дозволено наследовать женщин против их воли. Не чините им препятствия, чтобы унести часть брачного дара, который вы им дали, если только они не совершили явной мерзости. Живите с ними достойно, и даже если они неприятны вам, то ведь вам может быть неприятно то, в чем Аллах заложил много добра.
Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Babalarınız ve akrabalarınızın mallarını miras olarak aldığınız gibi hanımlarını miras olarak almanız caiz değildir. Onlarla evlenme tasarrufunda bulunmanız ya da dilediğinizle onları evlendirmeniz veyahut da onların evlenmesine mani olmanız caiz değildir. Kendilerinden hoşlanmadığınız hanımlarınıza mehir olarak veya diğer vermiş olduğunuz şeylerin bazısından vazgeçmeleri için nikahınızda tutarak onlara zarar vermeniz caiz değildir. Ancak zina gibi apaçık bir suç işlerseler, onlara vermiş olduğunuzu geri alana kadar nikahınız altında tutmanız ve baskı yapmanız caizdir. Hanımlarınıza eziyet etmeden onlara ihsanda bulunarak güzel geçinin. Eğer dünyevî bir husustan dolayı onlardan hoşlanmaz iseniz onlara sabredin. Yüce Allah, hoşunuza gitmeyen hususlarda dünya ve ahiret hayatınız için pek çok hayır takdir etmiş olabilir
4:20Страница 81
وَإِنۡ أَرَدتُّمُ ٱسۡتِبۡدَالَ زَوۡجٖ مَّكَانَ زَوۡجٖ وَءَاتَيۡتُمۡ إِحۡدَىٰهُنَّ قِنطَارٗا فَلَا تَأۡخُذُواْ مِنۡهُ شَيۡـًٔاۚ أَتَأۡخُذُونَهُۥ بُهۡتَٰنٗا وَإِثۡمٗا مُّبِينٗا ٢٠
Если вы пожелали заменить одну жену другой и если одной из них вы подарили кантар, то ничего не берите себе из этого. Неужели вы станете отбирать это, поступая лживо и совершая очевидный грех?
-Ey Kocalar!- Hanımınızı boşayıp, yerine başka bir eş almak isterseniz, bunda sizin için bir sıkıntı yoktur. Ayrılmak istediğiniz hanımınıza mehir olarak çok mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almanız caiz değildir. Onlara vermiş olduğunuzu geri almanız apaçık bir iftira ve günah sayılır.
4:21Страница 81
وَكَيۡفَ تَأۡخُذُونَهُۥ وَقَدۡ أَفۡضَىٰ بَعۡضُكُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٖ وَأَخَذۡنَ مِنكُم مِّيثَٰقًا غَلِيظٗا ٢١
Как вы можете отобрать это, если между вами была близость и если они взяли с вас суровый завет?
Aranızda kaynaşma, sevgi, birbirinizden faydalanma ve sırlarınızı bildikten sonra mehir olarak verdiklerinizi nasıl geri alacaksınız. Bundan sonra onların elinde olan mala tamah etmek ne çirkin ve kötü bir iştir. Oysa ki onlar sizden sapasağlam bir söz almışlardı. O söz, Allah Teâlâ'nın dini ve sözü ile size helal kılınmalarıdır.
4:22Страница 81
وَلَا تَنكِحُواْ مَا نَكَحَ ءَابَآؤُكُم مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِلَّا مَا قَدۡ سَلَفَۚ إِنَّهُۥ كَانَ فَٰحِشَةٗ وَمَقۡتٗا وَسَآءَ سَبِيلًا ٢٢
Не женитесь на женщинах, на которых были женаты ваши отцы, если только это не произошло прежде. Воистину, это является мерзким и ненавистным поступком и скверным путем.
Babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin; çünkü bu haramdır. Ancak İslamdan önce yapılanlar affedilmiştir. Şüphesiz ki çocukların, babalarının hanımlarıyla evlenmeleri çirkinliği büyük olan bir iştir. Yapan kimseye karşı Allah'ın gazaplanmasına sebebiyet verir. Kendisine yol edinen için ne kötü bir yoldur.
4:23Страница 81
حُرِّمَتۡ عَلَيۡكُمۡ أُمَّهَٰتُكُمۡ وَبَنَاتُكُمۡ وَأَخَوَٰتُكُمۡ وَعَمَّٰتُكُمۡ وَخَٰلَٰتُكُمۡ وَبَنَاتُ ٱلۡأَخِ وَبَنَاتُ ٱلۡأُخۡتِ وَأُمَّهَٰتُكُمُ ٱلَّٰتِيٓ أَرۡضَعۡنَكُمۡ وَأَخَوَٰتُكُم مِّنَ ٱلرَّضَٰعَةِ وَأُمَّهَٰتُ نِسَآئِكُمۡ وَرَبَٰٓئِبُكُمُ ٱلَّٰتِي فِي حُجُورِكُم مِّن نِّسَآئِكُمُ ٱلَّٰتِي دَخَلۡتُم بِهِنَّ فَإِن لَّمۡ تَكُونُواْ دَخَلۡتُم بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ وَحَلَٰٓئِلُ أَبۡنَآئِكُمُ ٱلَّذِينَ مِنۡ أَصۡلَٰبِكُمۡ وَأَن تَجۡمَعُواْ بَيۡنَ ٱلۡأُخۡتَيۡنِ إِلَّا مَا قَدۡ سَلَفَۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ٢٣
Вам запретны ваши матери, ваши дочери, ваши сестры, ваши тетки со стороны отца, ваши тетки со стороны матери, дочери брата, дочери сестры, ваши матери, вскормившие вас молоком, ваши молочные сестры, матери ваших жен, ваши падчерицы, находящиеся под вашим покровительством, с матерями которых вы имели близость, но если вы не имели близости с ними, то на вас не будет греха; а также жены ваших сыновей, которые произошли из ваших чресл. Вам запретно жениться одновременно на двух сестрах, если только это не произошло прежде. Воистину, Аллах - Прощающий, Милосердный.
Yüce Allah şunlarla evlenmenizi haram kılmıştır: Anneleriniz nesep olarak yukarı doğru çıksa dahi; anneanne, anne ve baba tarafından onun ninesi gibi, kızlarınız nesep olarak aşağı doğru inse dahi; kızınızın kızı, onun da kızı gibi, aynı şekilde oğlunuzun kızları ve kızınızın kızları ve aşağı doğru nesep olarak inse dahi, anne ve babanızdan olan kız kardeşleriniz ya da her ikisinin birinden olan kız kardeşleriniz, halalarınız, aynı şekilde babalarınızın ve annelerinizin halaları yukarı doğru çıksa dahi, teyzeleriniz, aynı şekilde babalarınızın ve annelerinizin teyzeleri yukarı doğru çıksa dahi, erkek kardeşlerinizin kızları ve kız kardeşlerinizin kızları, nesep olarak aşağı doğru inse dahi onların çocukları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kendileriyle cinsî münasebette bulunduğunuz ya da bulunmadığınız hanımlarınızın anneleri, cinsî münasebette bulunduysanız hanımlarınızın daha önceki evliliklerinden olan genellikle sizin evinizde büyüyüp yaşayan kızları, aynı zamanda sizin evinizde büyümemiş olanlar. Cinsî münasebette bulunmadıysanız hanımlarınızın daha önceki evliliklerinden olan kızları ile evlenmenizde ise bir sıkıntı yoktur. Sizin soyunuzdan gelen oğullarınız hanımlarıyla cinsî münasebette bulunmasalar dahi onların hanımlarıyla evlenmeniz size haram kılınmıştır. Bu hüküm kapsamına süt oğullarınızın hanımları da girmektedir. Nesep olarak ya da sütten dolayı iki kız kardeşi aynı nikâh altında toplamak da haram kılınmıştır. Ancak geçmişte cahiliye döneminde olanları yüce Allah affetmiştir. Şüphesiz ki yüce Allah kendisine tövbe eden kullarına karşı çok bağışlayıcı ve merhametlidir. Aynı şekilde sahih sünnette kadın ile halasının ya da teyzesinin bir nikâh altında toplanması da haram kılınmıştır.
4:24Страница 82
۞ وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ إِلَّا مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡۖ كِتَٰبَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡۚ وَأُحِلَّ لَكُم مَّا وَرَآءَ ذَٰلِكُمۡ أَن تَبۡتَغُواْ بِأَمۡوَٰلِكُم مُّحۡصِنِينَ غَيۡرَ مُسَٰفِحِينَۚ فَمَا ٱسۡتَمۡتَعۡتُم بِهِۦ مِنۡهُنَّ فَـَٔاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ فَرِيضَةٗۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ فِيمَا تَرَٰضَيۡتُم بِهِۦ مِنۢ بَعۡدِ ٱلۡفَرِيضَةِۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا ٢٤
И замужние женщины запретны для вас, если только ими не овладели ваши десницы (если только они не стали вашими невольницами). Таково предписание Аллаха для вас. Вам дозволены все остальные женщины, если вы добиваетесь их посредством своего имущества, соблюдая целомудрие и не распутничая. А за то удовольствие, которое вы получаете от них, давайте им установленное вознаграждение (брачный дар). На вас не будет греха, если вы придете к обоюдному согласию после того, как определите обязательное вознаграждение (брачный дар). Воистину, Аллах - Знающий, Мудрый.
Allah yolunda cihat ederken esir alınmış kadınlar dışında evli kadınlarla nikâhlanmak sizlere haram kılındı. Bir kere aybaşı görerek rahimlerinin temizlenmesinin ardından cariyelerinizle ilişkiye girmeniz helaldir. Allah size bu hükümleri farz kılmıştır. Bunun dışındaki kadınlarla, zina yapma kastı olmadan, mehir vererek evlenip, nefislerinizi iffetli kılmak istemenizi Allah size helal kılmıştır. Sizden kim nikâhlanarak kadınlardan faydalanırsa Allah’ın sizin üzerinize bir yükümlülük ve vacip kıldığı mehirlerini onlara versin. Farz olan mehirin belirlenmesinin ardından, arttırılmasına ya da bir kısmından feragat edilmesine karşılıklı rıza göstermenizde size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah yarattığı canlıları çok iyi bilir, onların hiçbir hali gizli kalmaz. İşleri düzenlemesinde ve hükmünde hikmet sahibidir.
4:25Страница 82
وَمَن لَّمۡ يَسۡتَطِعۡ مِنكُمۡ طَوۡلًا أَن يَنكِحَ ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۚ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِإِيمَٰنِكُمۚ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۚ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذۡنِ أَهۡلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِ مُحۡصَنَٰتٍ غَيۡرَ مُسَٰفِحَٰتٖ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخۡدَانٖۚ فَإِذَآ أُحۡصِنَّ فَإِنۡ أَتَيۡنَ بِفَٰحِشَةٖ فَعَلَيۡهِنَّ نِصۡفُ مَا عَلَى ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ مِنَ ٱلۡعَذَابِۚ ذَٰلِكَ لِمَنۡ خَشِيَ ٱلۡعَنَتَ مِنكُمۡۚ وَأَن تَصۡبِرُواْ خَيۡرٞ لَّكُمۡۗ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ ٢٥
Кто не обладает достатком, чтобы жениться на верующих целомудренных женщинах, пусть женится на верующих девушках из числа невольниц, которыми овладели ваши десницы. Аллаху лучше знать о вашей вере. Все вы - друг от друга. Посему женитесь на них с разрешения их семей и давайте им вознаграждение достойным образом, если они являются целомудренными, а не распутницами или имеющими приятелей. Если же после обретения покровительства (замужества) они (невольницы) совершат мерзкий поступок (прелюбодеяние), то их наказание должно быть равно половине наказания свободных женщин. Жениться на невольницах позволено тем из вас, кто опасается тягот или прелюбодеяния. Но для вас будет лучше, если вы проявите терпение, ведь Аллах - Прощающий, Милосердный.
Ey erkekler! İçinizden, malının az olması sebebiyle hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimselerin, zahiren size Mümin görünen başkasına ait Mümin köle kadınlarla evlenmesi caizdir. Allah, imanınızın hakikatini ve iç hallerinizi en iyi bilendir. Köle kadınlar din ve insanlıkta sizinle eşittir. Onları küçümseyerek evlenmekten kaçınmayın. Sahiplerinin izniyle onlarla evlenin. Mehirlerini hiç eksiltmeden ve onları oyalamadan verin. Bu durum, onlar açık açık zina etmeyen veya kendileriyle gizli gizli zina ettiği dostlar edinmemiş iffetli kimseler ise böyledir. Şayet onlar evlenir ve ardından zina suçu işlerlerse, onlar için hür kadının cezasının yarısı vardır. Elli celde/sopa darbesi cezası vardır. Zina eden özgür evli kadının cezasının aksine onlara taşlanarak öldürülme recm cezası verilmez. Burada iffetli köle kadınlarla evlenmenin mübah olmasının zikredilmesi, zinaya düşmekten korkan ve özgür kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyen kimseler içindir. Yoksa, köle bir kadından, köle çocuk sahibi olmaktan sakınmak için köle kadınlarla evlenmeden sabretmek daha evladır. Allah tövbe eden kullarını bağışlar ve onlara merhamet eder. Onlara hür kadınlarla evlenmekten aciz olmaları halinde, zinaya düşmekten korktuklarında, köle kadınlarla evlenmelerine izin vermesi de onun rahmetindendir.
4:26Страница 82
يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمۡ وَيَهۡدِيَكُمۡ سُنَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ وَيَتُوبَ عَلَيۡكُمۡۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ ٢٦
Аллах желает дать вам разъяснения, повести вас путями ваших предшественников и принять ваши покаяния, ведь Аллах - Знающий, Мудрый.
Allah Teâlâ, sizler için bu hükümleri koyarak, hükümlerinin ve dininin temel esaslarını ve içinde dünya ve ahiret hayatınızın yararına olan şeyleri sizlere açıklamak istiyor. Onlara tabi olasınız diye sizden önceki peygamberlerin haram kılma ve helal kılmadaki yoluna, onların değerli ahlaklarına ve övülen hayat hikâyelerine irşat etmek istiyor. Ayrıca sizleri, asi kullar olmaktan, itaat eden kullara döndürmek istiyor. Allah, kullarının yararına olanları en iyi bilendir ve bu sebeple kullarının yararına olanları din olarak belirler. Dininde ve işlerinin düzenlenmesinde hikmet sahibidir.
4:27Страница 83
وَٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يَتُوبَ عَلَيۡكُمۡ وَيُرِيدُ ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلشَّهَوَٰتِ أَن تَمِيلُواْ مَيۡلًا عَظِيمٗا ٢٧
Аллах желает принять ваши покаяния, а потакающие своим страстям желают, чтобы вы сильно уклонились в сторону.
Allah, tövbelerinizi kabul etmek ve bütün günahlarınızı bağışlamak ister. Arzularının peşinden gidenler ise, doğru yoldan çok aşırı bir şekilde uzaklaşmanızı isterler.
4:28Страница 83
يُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُخَفِّفَ عَنكُمۡۚ وَخُلِقَ ٱلۡإِنسَٰنُ ضَعِيفٗا ٢٨
Аллах желает вам облегчения, ведь человек создан слабым.
Yüce Allah, sizler için belirlediği hükümlerde yükünüzü hafifletmek istiyor ve sizleri güç yetiremeyeceğiniz hükümlerle yükümlü kılmıyor. Çünkü O, insanın yaratılışında ve tabiatındaki zayıflığı biliyor.
4:29Страница 83
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَأۡكُلُوٓاْ أَمۡوَٰلَكُم بَيۡنَكُم بِٱلۡبَٰطِلِ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً عَن تَرَاضٖ مِّنكُمۡۚ وَلَا تَقۡتُلُوٓاْ أَنفُسَكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُمۡ رَحِيمٗا ٢٩
О те, которые уверовали! Не пожирайте своего имущества между собой незаконно, а только путем торговли по обоюдному вашему согласию. Не убивайте самих себя (друг друга), ведь Аллах милостив к вам.
Ey Allah'a iman edip resulüne ittiba edenler! Birbirinizin mallarını, hırsızlık, rüşvet ve bunlar gibi haksız yollarla alıp, el koymayın. Karşılıklı rızaya dayalı sözleşmelerle elde edilen ticaret mallarını alıp, yemeniz ve dilediğiniz gibi tasarrufta bulunmanız size helaldir. Birbirinizi öldürmeyin. Sizden biriniz kendi canına da kıymasın ve tehlikeye atmasın. Şüphesiz Allah size karşı merhametlidir. Birbirinizin kanlarını, mallarını ve ırzlarını haram kılması da O'nun rahmetindendir.
4:30Страница 83
وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ عُدۡوَٰنٗا وَظُلۡمٗا فَسَوۡفَ نُصۡلِيهِ نَارٗاۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا ٣٠
Мы сожжем в Огне того, кто совершит это, преступив границы дозволенного, по несправедливости своей. Это для Аллаха легко.
Her kim bilerek ve haddi aşarak, unutkanlık ve bilmemezlik hali dışında başkasının malını yer, onu öldürerek hakkına girer veya buna benzer şekilde yasaklarımızı çiğnerse, Allah onu kıyamet günü sıcaklığının sıkıntısını tadacağı ve azabını çekeceği çok büyük bir ateşe sokacaktır. Ve bu Allah için çok kolaydır. Çünkü O'nun her şeye gücü yeter, hiçbir şey onu aciz bırakamaz.
4:31Страница 83
إِن تَجۡتَنِبُواْ كَبَآئِرَ مَا تُنۡهَوۡنَ عَنۡهُ نُكَفِّرۡ عَنكُمۡ سَيِّـَٔاتِكُمۡ وَنُدۡخِلۡكُم مُّدۡخَلٗا كَرِيمٗا ٣١
Если вы будете избегать больших грехов из того, что вам запрещено, то Мы простим ваши злодеяния и введем вас в почтенный вход.
Ey Müminler! Eğer siz, Allah'a şirk koşmak, ana babaya kötülük etmek, adam öldürmek, faiz yemek gibi büyük günahlardan uzak durursanız, işlemiş olduğunuz küçük günahları örterek ve silerek bağışlar ve sizleri Allah'ın katında çok değerli bir yer olan cennete sokarız.
4:32Страница 83
وَلَا تَتَمَنَّوۡاْ مَا فَضَّلَ ٱللَّهُ بِهِۦ بَعۡضَكُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۚ لِّلرِّجَالِ نَصِيبٞ مِّمَّا ٱكۡتَسَبُواْۖ وَلِلنِّسَآءِ نَصِيبٞ مِّمَّا ٱكۡتَسَبۡنَۚ وَسۡـَٔلُواْ ٱللَّهَ مِن فَضۡلِهِۦٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٗا ٣٢
Не желайте того, посредством чего Аллах дал одним из вас преимущество перед другими. Мужчинам полагается доля из того, что они приобрели, и женщинам полагается доля из того, что они приобрели. Просите у Аллаха из Его милости, ведь Аллаху известно о всякой вещи.
Ey Müminler! Allah'ın, bazılarınızı diğerlerine üstün kıldığı şeyleri temenni etmeyin ki, bu sizleri nefret ve haset etmeye sevk etmesin. Kadınlara da, Allah'ın erkeklere has kıldığı şeyleri arzulamaları yakışmaz. Her bir taraf için kendisine uygun amellerden bir hisse vardır. Yüce Allah'tan size olan lütfunu arttırmasını isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi bilir ve her iki tarafa kendilerine uygun olan ameli verir.
4:33Страница 83
وَلِكُلّٖ جَعَلۡنَا مَوَٰلِيَ مِمَّا تَرَكَ ٱلۡوَٰلِدَانِ وَٱلۡأَقۡرَبُونَۚ وَٱلَّذِينَ عَقَدَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡ فَـَٔاتُوهُمۡ نَصِيبَهُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدًا ٣٣
Каждому человеку Мы определили близких, которые наследуют из того, что оставили родители и ближайшие родственники. Отдавайте тем, с кем вы связаны клятвами, их долю. Воистину, Аллах - Свидетель всякой вещи.
Sizden her biriniz için, ana baba ve akrabaların geride bıraktığı mirasa varis olduğu hısımlar kıldık. Kendileriyle yardımlaşma ve dayanışma üzerine pekiştirilmiş yeminle sözleştiğiniz kimselere de mirastan paylarını verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir. Sizin bu yeminlerinize ve yaptığınız anlaşmalara da şahit olması böyledir. Dayanışma anlaşması yoluyla miras verme, İslam’ın ilk yıllarında var olan bir hükümdü. Daha sonra bu hüküm neshedildi.
4:34Страница 84
ٱلرِّجَالُ قَوَّٰمُونَ عَلَى ٱلنِّسَآءِ بِمَا فَضَّلَ ٱللَّهُ بَعۡضَهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ وَبِمَآ أَنفَقُواْ مِنۡ أَمۡوَٰلِهِمۡۚ فَٱلصَّٰلِحَٰتُ قَٰنِتَٰتٌ حَٰفِظَٰتٞ لِّلۡغَيۡبِ بِمَا حَفِظَ ٱللَّهُۚ وَٱلَّٰتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَٱهۡجُرُوهُنَّ فِي ٱلۡمَضَاجِعِ وَٱضۡرِبُوهُنَّۖ فَإِنۡ أَطَعۡنَكُمۡ فَلَا تَبۡغُواْ عَلَيۡهِنَّ سَبِيلًاۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيّٗا كَبِيرٗا ٣٤
Мужчины являются попечителями женщин, потому что Аллах дал одним из них преимущество перед другими, и потому что они расходуют из своего имущества. Праведные женщины покорны и хранят то, что положено хранить, в отсутствие мужей, благодаря заботе Аллаха. А тех женщин, непокорности которых вы опасаетесь, увещевайте, избегайте на супружеском ложе и побивайте. Если же они будут покорны вам, то не ищите пути против них. Воистину, Аллах - Возвышенный, Большой.
Erkekler kadınları gözetip kollamakta, onların işlerini yerine getirmektedirler. Bu ise Allah'ın bazı özelliklerle erkekleri onlardan üstün kılması ve erkeklerin üzerine farz olan nafaka ve sorumlulukların yüklenmesi sebebiyledir. Saliha kadınlar, Rablerine karşı itaatkâr olurlar, kocalarına karşı da itaatkâr olurlar. Allah kendilerini muvaffak kıldığı için kocalarının bulunmadığı zamanlarda onların haklarını muhafaza ederler. Ey Kocalar! Söz ve fiil olarak kocalarına itaat etmeyerek büyükleneceğinden korktuğunuz kadınları, öncelikle Allah'ı hatırlatarak ve Allah'tan korkmaları konusunda uyarma ile başlayın. Eğer size icabet etmezlerse onlara sırtınızı dönüp, cinsel ilişkiye girmeyerek onları yataklarında tek başına bırakın. Yine size icabet etmezlerse yaralamayacak şekilde onlara vurun. Eğer size itaat etmeye başlarlarsa zulmederek veya azarlayarak onlara haksızlık etmeyin. Şüphesiz Allah her şeyin üzerindedir, her şeyden yücedir. O zatıyla ve sıfatıyla büyüktür, O'ndan korkun.
4:35Страница 84
وَإِنۡ خِفۡتُمۡ شِقَاقَ بَيۡنِهِمَا فَٱبۡعَثُواْ حَكَمٗا مِّنۡ أَهۡلِهِۦ وَحَكَمٗا مِّنۡ أَهۡلِهَآ إِن يُرِيدَآ إِصۡلَٰحٗا يُوَفِّقِ ٱللَّهُ بَيۡنَهُمَآۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا خَبِيرٗا ٣٥
Если вы опасаетесь разлада между ними, то отправьте одного судью из его семьи и одного судью из ее семьи. Если они оба пожелают примирения, то Аллах поможет им. Воистину, Аллах - Знающий, Ведающий.
Ey kadın ve kocanın velileri! Eğer ikisi arasındaki anlaşmazlığın düşmanlık ve birbirine sırt çevirmeye ulaşmasından korkarsanız, ikisinin arasının ayırılması veya birleştirilmesi hususunda onlar için menfaatli olanı hükmetmesi için kocanın ve kadının ailesinden adalet sahibi birer adamı gönderin. İkisinin arasının düzelmesi şüphesiz daha sevimli ve evladır. Eğer iki hakem de bunu ister ve en iyi yolu seçerse, Allah, karı kocanın arasını birleştirir ve aralarındaki anlaşmazlık kalkar. Şüphesiz kullarının hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmaz. O, kalplerinde gizledikleri işlerin en ince ayrıntılarını dahi bilir.
4:36Страница 84
۞ وَٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَلَا تُشۡرِكُواْ بِهِۦ شَيۡـٔٗاۖ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَٰنٗا وَبِذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَٱلۡجَارِ ذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡجَارِ ٱلۡجُنُبِ وَٱلصَّاحِبِ بِٱلۡجَنۢبِ وَٱبۡنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ مَن كَانَ مُخۡتَالٗا فَخُورًا ٣٦
Поклоняйтесь Аллаху и не приобщайте к Нему сотоварищей. Делайте добро родителям, родственникам, сиротам, беднякам, соседям из числа ваших родственников и соседям, которые не являются вашими родственниками, находящимся рядом спутникам, странникам и невольникам, которыми овладели ваши десницы. Воистину, Аллах не любит гордецов и бахвалов,
Boyun eğerek bir tek Allah’a ibadet edin. O'nunla beraber O'ndan başka bir şeye ibadet etmeyin. Anne ve babanıza ikram ederek ve iyilikte bulunarak ihsan edin. Akrabalara, yetimlere ve ihtiyaç sahiplerine, akraba olan ve akrabalık bağı bulunmayan komşuya, size eşlik eden arkadaşınıza, yolda kalmış gurbetteki yolcuya, sahip olduğunuz kölelere de ihsanda bulunun. Şüphesiz Allah, kendini beğenmiş, kullarına karşı büyüklenen, kendisini överek insanlara karşı gururlanan kimseleri sevmez
4:37Страница 84
ٱلَّذِينَ يَبۡخَلُونَ وَيَأۡمُرُونَ ٱلنَّاسَ بِٱلۡبُخۡلِ وَيَكۡتُمُونَ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦۗ وَأَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا ٣٧
которые скупятся, велят людям быть скупыми и утаивают то, что Аллах даровал им из Своей милости. Мы приготовили для неверующих унизительные мучения.
Yüce Allah, kendilerine vermiş olduğu rızıktan infak etmeyi farz kıldığı kimselerin infak olarak vermeleri gereken kişilere bunu vermemelerini, bu yaptıklarının aynısını başkalarına da söz ve fiilleriyle emrederek yapmalarını istemelerini, Allah’ın lütuf olarak bahşettiği rızık, ilim ve diğer nimetleri gizlemelerini ve insanlara gerçeği açıklamamalarını asla sevmez. Bilakis onlar hakkı gizleyerek batıl olanı insanlara gösterirler. İşte bu hasletler kâfirlere ait özelliklerdir. Bundan ötürü bizler de kâfirler için utanç verici bir azap hazırladık.
4:38Страница 85
وَٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمۡوَٰلَهُمۡ رِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَلَا يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَلَا بِٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۗ وَمَن يَكُنِ ٱلشَّيۡطَٰنُ لَهُۥ قَرِينٗا فَسَآءَ قَرِينٗا ٣٨
Они расходуют свое имущество напоказ людям и не веруют в Аллаха и Последний день. Если дьявол является товарищем, то плох такой товарищ!
Aynı şekilde mallarını insanlar onları görsünler ve övsünler diye infak edenler için de azap hazırladık. Onlar Allah'a ve kıyamet gününe de iman etmezler. İşte onlara rezil eden o azabı hazırladık. Onları şeytana tabi olmalarından başka bir şey saptırmadı. Şeytan, kimin sürekli beraber olduğu arkadaşı olursa, o ne kötü bir arkadaştır.
4:39Страница 85
وَمَاذَا عَلَيۡهِمۡ لَوۡ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَأَنفَقُواْ مِمَّا رَزَقَهُمُ ٱللَّهُۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِهِمۡ عَلِيمًا ٣٩
Что они потеряют, если уверуют в Аллаха и Последний день и станут расходовать из того, чем наделил их Аллах? Аллаху известно о них.
Şayet Allah’a ve kıyamet gününe hakkıyla iman etseler ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiklerinden Allah'ın sevdiği ve razı olduğu yollarda infak etselerdi onlara ne zarar verebilirdi? Bilakis bunda bütünüyle hayır vardır. Oysa Allah onları bilir, onların halleri Allah'a gizli kalmaz. Onların hepsine amellerinin karşılığını verecektir
4:40Страница 85
إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَظۡلِمُ مِثۡقَالَ ذَرَّةٖۖ وَإِن تَكُ حَسَنَةٗ يُضَٰعِفۡهَا وَيُؤۡتِ مِن لَّدُنۡهُ أَجۡرًا عَظِيمٗا ٤٠
Аллах не совершает несправедливости даже весом в мельчайшую частицу, а если поступок окажется благим, то Он приумножит его и одарит от Себя великой наградой.
Şüphesiz Allah Teâlâ adildir, kullarına hiç zulmetmez. Kulunun yapmış olduğu iyiliklerden karınca yavrusu miktarı kadar dahi eksiltmez. Yapmış olduğu kötülüklere de hiçbir şey eklemez. Zerre miktarınca bir iyilik dahi olsa lütfuyla sevabını katlar, kat kat artırarak çok büyük sevap verir.
4:41Страница 85
فَكَيۡفَ إِذَا جِئۡنَا مِن كُلِّ أُمَّةِۭ بِشَهِيدٖ وَجِئۡنَا بِكَ عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ شَهِيدٗا ٤١
Что же произойдет, когда Мы приведем по свидетелю от каждой общины, а тебя приведем свидетелем против этих?
Ey Peygamber! Kıyamet günü bütün peygamberleri ümmetlerinin yaptıklarına şahit olarak getirdiğimizde ve seni de ümmetine karşı şahit tuttuğumuzda durum nasıl olacak?
4:42Страница 85
يَوۡمَئِذٖ يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَعَصَوُاْ ٱلرَّسُولَ لَوۡ تُسَوَّىٰ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضُ وَلَا يَكۡتُمُونَ ٱللَّهَ حَدِيثٗا ٤٢
В тот день те, которые не уверовали и ослушались Посланника, пожелают, чтобы земля сровнялась с ними. Они не смогут утаить от Аллаха ни одной беседы.
İşte o büyük günde Allah’ı inkâr eden ve resulüne karşı gelenler, onlar yerle bir olmayı dileyecekler. Yapmış oldukları hiçbir şeyi Allah'tan gizleyemeyecekler. Çünkü Allah, onların dillerini mühürleyecek, konuşamayacaklar. Yaptığı amellere şahitlik etmesi için azalarına izin verecektir.
4:43Страница 85
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَقۡرَبُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنتُمۡ سُكَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَعۡلَمُواْ مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا إِلَّا عَابِرِي سَبِيلٍ حَتَّىٰ تَغۡتَسِلُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا ٤٣
О те, которые уверовали! Не приближайтесь к намазу, будучи пьяными, пока не станете понимать то, что произносите, и, будучи в состоянии полового осквернения, пока не искупаетесь, если только вы не являетесь путником. Если же вы больны или находитесь в путешествии, если кто-либо из вас пришел из уборной или если вы имели близость с женщинами, и вы не нашли воды, то направьтесь к чистой земле и оботрите ваши лица и руки. Воистину, Аллах - Снисходительный, Прощающий.
Ey Allah’a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Sarhoş olduğunuz durumlarda ayılana ve söylediğiniz sözleri ayırt edene kadar namaz kılmayınız. -Bu hüküm içkinin bütünüyle haram kılınmasından önceydi- Ayrıca cünüp olduğunuz durumlarda da namaz kılmayın. Bu durumda oralarda kalmayıp geçiş için kullanmak dışında banyo yapana kadar mescitlere girmeyin. Eğer size su kullanmanızın mümkün olmadığı bir hastalık isabet ettiyse, yolculuktaysanız, abdestinizi bozduysanız veya hanımlarınızla ilişkiye girmişseniz ve bu hallerde su bulamadıysanız temiz toprakla alın. O toprakla yüzünüzü ve ellerinizi mesh edin. Şüphesiz Allah kusurlarınızı bağışlar ve sizleri affeder.
4:44Страница 85
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبٗا مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ يَشۡتَرُونَ ٱلضَّلَٰلَةَ وَيُرِيدُونَ أَن تَضِلُّواْ ٱلسَّبِيلَ ٤٤
Разве ты не видел тех, которым была дана часть Писания, которые приобретают заблуждение и хотят, чтобы вы сбились с пути?
Ey Peygamber! Allah’ın kendilerine Tevrat'la ilimden bir pay verdiği, hidayeti sapıklığa değiştiren Yahudilerin işini bilmiyor musun? Ey müminler! Onların doğru olmayan yoluna giresiniz diye, sizleri peygamberin getirdiği dosdoğru yoldan -saptırmaya çok gayretlidirler-.
4:45Страница 86
وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِأَعۡدَآئِكُمۡۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَلِيّٗا وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ نَصِيرٗا ٤٥
Аллаху лучше знать ваших врагов. Довольно того, что Аллах является Покровителем! Довольно того, что Аллах является Помощником!
Ey Müminler! Allah -Azze ve Celle- düşmanlarınızı sizden daha iyi bilir. Sizlere, onları haber veriyor ve size karşı düşmanlıklarını açıklıyor. Onların verdiği sıkıntılara karşı koruyucu bir veli ve onların sizlere karşı kurduğu tuzaklara ve eziyetlere engel olup, onlara karşı sizi galip kılan bir yardımcı olarak Allah size yeter.
4:46Страница 86
مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَٱسۡمَعۡ غَيۡرَ مُسۡمَعٖ وَرَٰعِنَا لَيَّۢا بِأَلۡسِنَتِهِمۡ وَطَعۡنٗا فِي ٱلدِّينِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا وَٱسۡمَعۡ وَٱنظُرۡنَا لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ وَأَقۡوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلٗا ٤٦
Среди иудеев есть такие, которые переставляют слова со своих мест и говорят: «Мы слышали и ослушаемся» и «Послушай то, что нельзя слушать» и «Заботься о нас». Они кривят своими языками и поносят религию. А если бы они сказали: «Мы слышали и повинуемся» и «Выслушай» и «Присматривай за нами», то это было бы лучше для них и вернее. Однако Аллах проклял их за неверие, и они не веруют, за исключением немногих.
Yahudilerden kötü bir topluluk Allah’ın indirdiği sözleri değiştirerek, onu Allah’ın indirdiğinin dışında farklı yorumlarlar. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara bir emir verdiği zaman şöyle derler: "Sözünü işittik ve emrine karşı geliyoruz" ve alay ederek şöyle derler: "Duymayasıca bizim söylediğimizi dinle" ve "Bizi gözet" sözüyle de "Kulağın bizde olsun" sözünü söylermiş zannettiriyorlar. Ama o sözü değil de "ahmaklık" sözünü kast ediyorlar. Bu kelimeyi söylerken dillerini büküyorlar ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e beddua etmeyi ve dini kınamayı kastediyorlar. Onlar "Sözünü işittik ve emrine karşı geldik" sözlerinin yerine "Sözünü işittik ve emrine itaat ettik" demiş olsalardı, "Duymayasıca" sözünün yerine "dinle" deselerdi ve "bize çobanlık et" sözünün yerine de "Bizi bekle ki söylediğin sözleri anlayalım" deselerdi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı güzel bir edep olduğu için, daha önce söylediklerinden daha hayırlı ve adaletli olurdu. Fakat küfürleri sebebiyle Allah, onlara lanet etti ve rahmetinden uzaklaştırdı. Onlar kendilerine faydası dokunacak şekilde iman etmezler.
4:47Страница 86
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ ءَامِنُواْ بِمَا نَزَّلۡنَا مُصَدِّقٗا لِّمَا مَعَكُم مِّن قَبۡلِ أَن نَّطۡمِسَ وُجُوهٗا فَنَرُدَّهَا عَلَىٰٓ أَدۡبَارِهَآ أَوۡ نَلۡعَنَهُمۡ كَمَا لَعَنَّآ أَصۡحَٰبَ ٱلسَّبۡتِۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ مَفۡعُولًا ٤٧
О те, кому было дано Писание! Уверуйте в то, что Мы ниспослали в подтверждение того, что есть у вас, пока Мы не стерли ваши лица и не повернули их назад, пока Мы не прокляли вас, как прокляли тех, которые нарушили субботу. Веление Аллаха непременно исполняется!
Ey kendilerine kitap gönderilmiş Yahudi ve Hristiyan topluluğu! Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiğimiz kitaba iman edin! Zira o sizlere indirilen Tevrat ve İncil'i doğrulayan bir kitaptır. Yüzlerinizde bulunan duyu hislerini silip, onları arkalarınız tarafına çevirmeden yahut sizleri Allah rahmetinden kovmadan önce bu kitaba iman ediniz. Nitekim daha önce cumartesi günü kendilerine balık avlanmak yasak olmasına rağmen avlanıp, haddi aşanları rahmetimizden kovmuş, onları maymuna çevirmiştik. Allah Teâlâ’nın emri ve takdiri kaçınılmazdır, muhakkak gerçekleşecektir.
4:48Страница 86
إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغۡفِرُ أَن يُشۡرَكَ بِهِۦ وَيَغۡفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُۚ وَمَن يُشۡرِكۡ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱفۡتَرَىٰٓ إِثۡمًا عَظِيمًا ٤٨
Воистину, Аллах не прощает, когда к Нему приобщают сотоварищей, но прощает все остальные (или менее тяжкие) грехи, кому пожелает. Кто же приобщает сотоварищей к Аллаху, тот измышляет великий грех.
Şüphesiz Allah, kendisine mahlukatından bir şeyin ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Şirk ve küfrün dışında olan günahları ise, lütfuyla dilediği kimseden affeder. Veya onlardan dilediğine, günahları miktarınca adaletiyle azap eder. Her kim Allah'tan başkasını O'na ortak koşarsa çok büyük bir günah uydurmuştur. Bu günahla ölen kimse de affedilmez.
4:49Страница 86
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُزَكُّونَ أَنفُسَهُمۚ بَلِ ٱللَّهُ يُزَكِّي مَن يَشَآءُ وَلَا يُظۡلَمُونَ فَتِيلًا ٤٩
Разве ты не видел тех, которые восхваляют сами себя? О нет! Аллах восхваляет, кого пожелает, и они не будут обижены даже на величину нити на финиковой косточке.
Ey Peygamber! Kendilerini ve amellerini temize çıkararak öven bu kimselerin durumunu bilmiyor musun? Bilakis sadece Allah, kullarından dilediklerini över ve onları temize çıkarır. Çünkü O, kalplerdeki en gizli olan şeyleri dahi bilir ve onların yaptığı amellerin sevabından hurma çekirdeğinin (ortasındaki yarıkta bulunan) küçücük ip kadar bile eksiltilmez.
4:50Страница 86
ٱنظُرۡ كَيۡفَ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَۖ وَكَفَىٰ بِهِۦٓ إِثۡمٗا مُّبِينًا ٥٠
Посмотри, как они возводят навет на Аллаха! Этого достаточно, чтобы совершить явный грех!
Ey Peygamber! Kendilerini överek Allah'a karşı nasıl da yalanlar uydurduklarına bir bak! Oysa bu, onların sapıklığını apaçık ortaya koyan bir günah olarak yeterlidir.
4:51Страница 86
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبٗا مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡجِبۡتِ وَٱلطَّٰغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ هَٰٓؤُلَآءِ أَهۡدَىٰ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ سَبِيلًا ٥١
Разве ты не видел тех, кому дана часть Писания? Они веруют в джибта и тагута и говорят ради неверующих: «Эти следуют более верным путем, чем верующие».
Ey Peygamber! Allah’ın kendilerine ilimden belli bir pay verdiği Yahudilerin halini bilip şaşırıyor musun? Onlar Allah'ın dışında edindikleri mabutlara iman ediyorlar ve de müşriklere yaltaklanarak onlar hakkında şöyle diyorlar: "Hiç şüphesiz bunlar Muhammed’in ashabından daha doğru bir yol üzeredirler."
4:52Страница 87
أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُۖ وَمَن يَلۡعَنِ ٱللَّهُ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ نَصِيرًا ٥٢
Они - те, кого проклял Аллах, а кого проклял Аллах, тому ты не найдешь помощника.
Bu bozuk inanca sahip o kimseler, Allah’ın rahmetinden kovduğu kimselerdir. Allah'ın rahmetinden kovduğu kimselere de dost olacak bir yardımcı bulamazsın.
4:53Страница 87
أَمۡ لَهُمۡ نَصِيبٞ مِّنَ ٱلۡمُلۡكِ فَإِذٗا لَّا يُؤۡتُونَ ٱلنَّاسَ نَقِيرًا ٥٣
Или же они обладают долей власти? Будь это так, то они не дали бы людям даже выемки на финиковой косточке.
Onların hükümdarlıkta hiçbir nasipleri yoktur. Şayet onların böyle bir payları olsaydı, hiç kimseye hurma çekirdeğinin üzerindeki nokta kadar dahi bir şey vermezlerdi.
4:54Страница 87
أَمۡ يَحۡسُدُونَ ٱلنَّاسَ عَلَىٰ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦۖ فَقَدۡ ءَاتَيۡنَآ ءَالَ إِبۡرَٰهِيمَ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَءَاتَيۡنَٰهُم مُّلۡكًا عَظِيمٗا ٥٤
Или же они завидуют тому, что Аллах даровал людям из Своей милости? Мы уже одарили род Ибрахима (Авраама) Писанием и мудростью и одарили их великой властью.
Bilakis onlar, Allah'ın onlara verdiği peygamberlik, iman ve yeryüzündeki iktidarlarından ötürü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabına haset ediyorlar. Daha önce İbrahim’in zürriyetine kitap gönderdiğimiz halde neden onlara haset ediyorlar? Onlara kitaptan başka bir şey vahyetmedik. Ayrıca onlara da insanların üzerinde geniş bir hükümdarlık verdik.
4:55Страница 87
فَمِنۡهُم مَّنۡ ءَامَنَ بِهِۦ وَمِنۡهُم مَّن صَدَّ عَنۡهُۚ وَكَفَىٰ بِجَهَنَّمَ سَعِيرًا ٥٥
Среди них есть такие, которые уверовали в него (Мухаммада), и такие, которые отвернулись от него. Довольно того пламени, которое в Геенне!
Ehlikitaptan bir kısmı, Allah’ın İbrahim -aleyhisselam- ve zürriyetinden gelen peygamberlere indirdiği kitaba iman etmiştir. Kimisi de buna iman etmekten yüz çevirmiştir. İşte Peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen kitaba karşı tutumları böyledir. Onlardan inkârcı olanlara yeterli olacak azap, cehennem ateşidir.
Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии