Аль-МухтасарМухаммад · 47:1–38

Аль-Мухтасар · Тафсир · на турецком

محمد

Мухаммад

Мухаммад · Мединская · 38 аятов

47:1Страница 507

ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ أَضَلَّ أَعۡمَٰلَهُمۡ ١

Он сделал тщетными деяния тех, которые не уверовали и сбивали других с пути Аллаха.

Allah Teâlâ; kafir olup, insanları Allah’ın dininden saptıranların amellerini iptal edip boşa çıkarmıştır.

47:2Страница 507

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَءَامَنُواْ بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٖ وَهُوَ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡ كَفَّرَ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِهِمۡ وَأَصۡلَحَ بَالَهُمۡ ٢

Он простил грехи и исправил положение тех, которые уверовали, совершали праведные деяния и уверовали в истину, ниспосланную Мухаммаду от их Господа.

Allah'a iman edenler, salih ameller işleyenler ve Allah'ın, resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hak olarak indirmiş olduğuna iman edenler var ya; Allah onların günahlarını örtmüştür, onları günahlarından dolayı sorumlu tutmayacaktır. Yüce Allah, onların dünyevi ve uhrevi işlerini düzeltmiştir.

47:3Страница 507

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡبَٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّبَعُواْ ٱلۡحَقَّ مِن رَّبِّهِمۡۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمۡثَٰلَهُمۡ ٣

Это - за то, что неверующие последовали за ложью, а верующие последовали за истиной от их Господа. Так Аллах приводит людям их притчи.

İki gruba verileceği zikredilen bu karşılık, kâfirlerin Allah'ı inkâr edip batıla tabi olmaları; Allah'a iman edenlerin ise Rablerinden gelen hak hususunda Allah'ın resulüne tabi olmaları sebebiyledir. Uğrunda çabaladıkları şeylerin farklı olması sebebi ile bu iki grubun alacakları karşılık farklıdır. Allah'ın bu iki grup hakkındaki hükmünü beyan ettiği gibi bunlar; Müminler grubu ve kâfirler grubudur. İşte Yüce Allah, her grubun kendi benzerini bulması için insanlara örneklerini böyle verir.

47:4Страница 507

فَإِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَضَرۡبَ ٱلرِّقَابِ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَثۡخَنتُمُوهُمۡ فَشُدُّواْ ٱلۡوَثَاقَ فَإِمَّا مَنَّۢا بَعۡدُ وَإِمَّا فِدَآءً حَتَّىٰ تَضَعَ ٱلۡحَرۡبُ أَوۡزَارَهَاۚ ذَٰلِكَۖ وَلَوۡ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَٱنتَصَرَ مِنۡهُمۡ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَاْ بَعۡضَكُم بِبَعۡضٖۗ وَٱلَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعۡمَٰلَهُمۡ ٤

Когда вы встречаетесь с неверующими на поле боя, то рубите головы. Когда же вы ослабите их, то крепите оковы. А потом или милуйте, или же берите выкуп до тех пор, пока война не сложит свое бремя. Вот так! Если бы Аллах пожелал, то отомстил бы им сам, но Он пожелал испытать одних из вас посредством других. Он никогда не сделает тщетными деяния тех, кто был убит на пути Аллаха.

-Ey Müminler!- Size karşı savaşan kâfirler ile karşılaştığınız zaman kılıçlarınızla onların boyunlarını vurun. Onlardan çoğunu öldürene kadar onlarla savaşmaya devam edin. Böylece onların gücünü iyice kırın. Onlardan pek çok kişiyi öldürdükten sonra onları esir alın. Onları esir aldıktan sonra çıkarınız neyi gerektiriyorsa onlara ona göre davranın. İster onları karşılıksız olarak salıverin, ister bir mal yahut başka bir şey karşılığında fidye ile salıverin. Onlarla savaşmayı ve onları esir almayı kâfirler Müslüman oluncaya yahut sizinle anlaşıncaya kadar devam ettirin. İşte burada zikredilmiş olanlar; Müminlerin kâfirler ile imtihanı, bazı zamanlarda Müslümanların ve bazı zamanlarda da kâfirlerin birbirlerine galip gelmesi Allah'ın hükmüdür. İşte böyle! Eğer Allah dileseydi, iman edenler kâfirlere karşı savaş yapmadan da galip gelirdi. Fakat O; sizi birbiriniz ile imtihan etmek için cihadı meşru kıldı. Böylece O; Müminlerden kim savaşacak kim de savaşmayacak onu imtihan eder. Aynı şekilde kâfiri, Mümin ile imtihan eder. Eğer Mümin öldürülürse cennete girer. Eğer Mümin kimse kâfiri öldürürse bu durumda kâfir cehenneme girer. Allah yolunda öldürülenlerin amellerini Allah Teâlâ asla boşa çıkarmayacaktır.

47:5Страница 507

سَيَهۡدِيهِمۡ وَيُصۡلِحُ بَالَهُمۡ ٥

Он поведет их прямым путем, исправит их положение

Allah, onları dünya hayatında hakka tabi kılarak muvaffak kılacak ve onların işlerini düzeltecektir.

47:6Страница 507

وَيُدۡخِلُهُمُ ٱلۡجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمۡ ٦

и введет их в Рай, с которым Он их ознакомил (или который Он умастил для них благовониями).

Kıyamet günü onları, dünyada iken kendilerine özelliklerini açıklayıp tanıttığı cennete koyacaktır. Aynı şekilde onlara ahiretteki yerlerini de tanıtmıştır.

47:7Страница 507

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِن تَنصُرُواْ ٱللَّهَ يَنصُرۡكُمۡ وَيُثَبِّتۡ أَقۡدَامَكُمۡ ٧

О те, которые уверовали! Если вы поможете Аллаху, то и Он поможет вам и утвердит ваши стопы.

Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Eğer siz; Allah'ın peygamberine ve dinine yardım ederek ve kâfirler ile savaşarak Allah'a yardım ederseniz, O da sizleri onlara karşı üstün kılarak size yardım eder ve onlarla savaşta karşı karşıya geldiğiniz zaman sizin ayaklarınızı sabit kılar.

47:8Страница 507

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَتَعۡسٗا لَّهُمۡ وَأَضَلَّ أَعۡمَٰلَهُمۡ ٨

Гибель тем, которые не уверовали! Он сделает тщетными их деяния.

Allah'ı ve Peygamberini inkâr edenlere gelince; hüsran ve helak onlar içindir. Allah, onların amellerinin sevaplarını iptal edip boşa çıkarmıştır.

47:9Страница 507

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَرِهُواْ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأَحۡبَطَ أَعۡمَٰلَهُمۡ ٩

Это потому, что они возненавидели ниспосланное Аллахом, и Он сделал тщетными их деяния!

Onlar hakkında gerçekleşen bu ceza; onların Allah Teâlâ'nın, resulü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiği, içerisinde Allah'ı birlemek olan Kur'an'dan hoşlanmamaları sebebiyledir. Bundan dolayı Allah, onların amellerini iptal etmiştir. Böylece onlar, dünyada ve ahirette hüsrana uğramışlardır.

47:10Страница 507

۞ أَفَلَمۡ يَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۖ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡۖ وَلِلۡكَٰفِرِينَ أَمۡثَٰلُهَا ١٠

Неужели они не странствовали по земле и не видели, каким был конец их предшественников? Аллах уничтожил их, и неверующих ожидает подобное этому.

Yalanlayan o kimseler, yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bakıp, düşünmezler mi? Onların sonları gerçekten çok acı oldu. Allah, onların evlerini kendi üzerlerine yıkıp yerle bir etti. Onları ve onların evlatlarını ve mallarını da helak etti. Kâfirler için her zaman ve her mekânda bu cezaların benzerleri vardır.

47:11Страница 507

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ مَوۡلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَأَنَّ ٱلۡكَٰفِرِينَ لَا مَوۡلَىٰ لَهُمۡ ١١

Это потому, что Аллах является Покровителем верующих, а у неверующих нет покровителя.

Burada zikredilen karşılık iki grup içindir. Zira Yüce Allah, iman edenlerin yardımcısıdır. Kâfirlere gelince, onların bir yardımcısı yoktur.

47:12Страница 508

إِنَّ ٱللَّهَ يُدۡخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يَتَمَتَّعُونَ وَيَأۡكُلُونَ كَمَا تَأۡكُلُ ٱلۡأَنۡعَٰمُ وَٱلنَّارُ مَثۡوٗى لَّهُمۡ ١٢

Воистину, Аллах введет тех, которые уверовали и совершали праведные деяния, в Райские сады, в которых текут реки. А неверующие пользуются благами и едят, подобно скоту. Их обителью будет Огонь.

Şüphesiz Allah Teâlâ, Allah'a ve resulüne iman edip salih ameller işleyenleri sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah'ı ve Allah'ın resulünü inkâr edenlere gelince onlar, dünyada arzularına göre istifade ederler. Hayvanların yedikleri gibi yerler. Onların, karınları ve cinsel arzuları dışında bir kaygıları yoktur. Kıyamet günü onların varıp yerleşeceği yer ateştir.

47:13Страница 508

وَكَأَيِّن مِّن قَرۡيَةٍ هِيَ أَشَدُّ قُوَّةٗ مِّن قَرۡيَتِكَ ٱلَّتِيٓ أَخۡرَجَتۡكَ أَهۡلَكۡنَٰهُمۡ فَلَا نَاصِرَ لَهُمۡ ١٣

Сколько же селений, которые превосходили силой твое селение, изгнавшее тебя, Мы погубили! У них не было помощников.

Peygamberlerini yalanlamaları sebebiyle seni Mekke'den çıkaran Mekke halkından daha güçlü ve daha çok mala ve evlada sahip olan önceki ümmetlerden nicelerini helak ettik. Allah'ın azabı kendilerine geldiğinde onlardan bu azabı savacak bir yardımcıları da yoktu. Bunun içindir ki, şayet dilersek Mekke halkını da helak ederiz de bu konuda hiçbir şey bizi aciz bırakamaz.

47:14Страница 508

أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّهِۦ كَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهۡوَآءَهُم ١٤

Разве тот, кто следует ясному доказательству от своего Господа, подобен тем, которым представилось прекрасным зло их деяний и которые потакали своим желаниям?

Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan ve basiret ile Rabbine ibadet eden kimse, şeytanın kötü amelini kendisine süslü gösterdiği, hevâ ve heveslerinin kendilerini putlara ibadet etmeye, günah işlemeye ve peygamberleri yalanlamaya sevk ettiği kimse gibi olur mu?

47:15Страница 508

مَّثَلُ ٱلۡجَنَّةِ ٱلَّتِي وُعِدَ ٱلۡمُتَّقُونَۖ فِيهَآ أَنۡهَٰرٞ مِّن مَّآءٍ غَيۡرِ ءَاسِنٖ وَأَنۡهَٰرٞ مِّن لَّبَنٖ لَّمۡ يَتَغَيَّرۡ طَعۡمُهُۥ وَأَنۡهَٰرٞ مِّنۡ خَمۡرٖ لَّذَّةٖ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنۡهَٰرٞ مِّنۡ عَسَلٖ مُّصَفّٗىۖ وَلَهُمۡ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغۡفِرَةٞ مِّن رَّبِّهِمۡۖ كَمَنۡ هُوَ خَٰلِدٞ فِي ٱلنَّارِ وَسُقُواْ مَآءً حَمِيمٗا فَقَطَّعَ أَمۡعَآءَهُمۡ ١٥

Вот описание Рая, обещанного богобоязненным! В нем текут реки из воды, которая не застаивается, реки из молока, вкус которого не изменяется, реки из вина, дарующего наслаждение пьющим, и реки из очищенного меда. В нем для них уготованы любые фрукты и прощение от их Господа. Неужели они подобны тем, которые вечно пребывают в Огне и которых поят кипящей водой, разрывающей их кишки?

Allah'ın, -emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınan- müttakîlere vadetmiş olduğu ve onları koyacağı cennetin özellikleri şöyledir; uzun müddet kaldığı halde içinde tadı ve kokusu değişip bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve tortulardan arındırılmış süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi ve diledikleri her şey vardır. Bir de bunun üzerine Rablerinden günahlarını bağışlama vardır. O, günahlarından dolayı onları hesaba çekmez. Karşılığı bu olan kimselerin durumu ile ateşte ebedî kalan ve oradan asla çıkamayacak olan, sıcaklığının şiddeti sebebi ile bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

47:16Страница 508

وَمِنۡهُم مَّن يَسۡتَمِعُ إِلَيۡكَ حَتَّىٰٓ إِذَا خَرَجُواْ مِنۡ عِندِكَ قَالُواْ لِلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ مَاذَا قَالَ ءَانِفًاۚ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهۡوَآءَهُمۡ ١٦

Среди них есть такие, которые слушают тебя. Когда они вышли от тебя, то сказали тем, которым было даровано знание: «Что он сказал только что?». Это - те, сердца которых Аллах запечатал и которые потакают своим желаниям.

-Ey Peygamber!- Münafıklardan bazıları sana kulak verirler. Ancak onların bu kulak verişleri kabul ettikleri için değildir. Bilakis onlar yüz çevirirler. Öyle ki onlar, senin yanından çıktıklarında Allah'ın kendisine ilim verdiği kimseye; "O, az önce ne söylemişti?" derler. Onlar bunu bilmezlikten gelerek ve yüz çevirerek yaparlar. İşte bunlar, Allah'ın kalplerinin üzerine mühür vurduğu kimselerdir. Onların kalplerine hayır ulaşmaz. Onlar, hevâlarına tabi olurlar. Öyle ki hevâları sebebiyle hakkı göremezler.

47:17Страница 508

وَٱلَّذِينَ ٱهۡتَدَوۡاْ زَادَهُمۡ هُدٗى وَءَاتَىٰهُمۡ تَقۡوَىٰهُمۡ ١٧

Тем, кто следует прямым путем, Он увеличивает их приверженность прямому пути и дарует их богобоязненность.

Hak yola hidayet edilenlere ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerine tabi olanlara gelince Rableri, kendilerini hayırda muvaffak kılarak onların hidayetini artırmış ve onlara, kendilerini ateşten koruyacak amelleri ilham etmiştir.

47:18Страница 508

فَهَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأۡتِيَهُم بَغۡتَةٗۖ فَقَدۡ جَآءَ أَشۡرَاطُهَاۚ فَأَنَّىٰ لَهُمۡ إِذَا جَآءَتۡهُمۡ ذِكۡرَىٰهُمۡ ١٨

Неужели они ожидают чего-либо, кроме Часа, который явится к ним внезапно? Ведь уже явились его приметы. Разве они смогут помянуть назидание, когда он явится к ним?

O kâfirler, kendisinden habersiz oldukları bir anda kıyametin habersiz bir şekilde aniden gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesi ve Ay'ın yarılması kıyametin alametlerindendir. Onların, kıyamet kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?

47:19Страница 508

فَٱعۡلَمۡ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لِذَنۢبِكَ وَلِلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۗ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ مُتَقَلَّبَكُمۡ وَمَثۡوَىٰكُمۡ ١٩

Знай же, что нет божества, кроме Аллаха, и проси прощения за свой грех и за верующих мужчин и верующих женщин. Аллах знает о ваших передвижениях и вашей обители.

-Ey Peygamber!- Yakinen bil ki, Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Kendi günahlarının, Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını Yüce Allah'tan dile! Muhakkak ki Allah, sizin gündüzlerinizde ne yaptığınızı da gecelerinizde duracağınız yerlerinizi de bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

47:20Страница 509

وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَوۡلَا نُزِّلَتۡ سُورَةٞۖ فَإِذَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ مُّحۡكَمَةٞ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلۡقِتَالُ رَأَيۡتَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ نَظَرَ ٱلۡمَغۡشِيِّ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡمَوۡتِۖ فَأَوۡلَىٰ لَهُمۡ ٢٠

Верующие говорят: «Почему не ниспослана сура о джихаде?». Когда же ясная сура, в которой упоминалось сражение, была ниспослана, ты увидел, что те, чьи сердца поражены недугом, смотрят на тебя взглядом потерявших сознание перед смертью. Для них предпочтительнее было бы

Allah'a iman edenler -Allah Teâlâ'nın, resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e cihat hakkında bir sure indirmesini temenni ederek- şöyle derler: "Keşke cihat hakkında bir sure indirilmiş olsaydı!" Allah Teâlâ, açıklamaları ve hükümleri içerisinde savaşın zikredildiği muhkem bir sure indirdiğinde -Ey Peygamber!- Sen, münafıklardan kalplerinde şüphe bulunanların kalplerindeki korkunun şiddeti ile sana ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi baktıklarını görürsün. Yüce Allah, savaştan geri dönmeleri ve korkmaları sebebi ile onları kendilerine yaklaşmakta olan azap ile tehdit edip korkutmuştur.

47:21Страница 509

طَاعَةٞ وَقَوۡلٞ مَّعۡرُوفٞۚ فَإِذَا عَزَمَ ٱلۡأَمۡرُ فَلَوۡ صَدَقُواْ ٱللَّهَ لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ ٢١

повиноваться и говорить слово доброе. Если же дело решено, то для них лучше быть верными Аллаху.

Oysa onların Allah'ın emrine itaat etmeleri ve içerisinde hoşnutsuzluğun olmadığı güzel söz söylemeleri daha hayırlı olurdu. Cihat gerçekten farz kılınınca onlar, Allah'a olan imanlarında ve O'na itaatlerinde sadık olsalardı onlar için nifaktan ve Allah'ın emirlerine isyan etmekten daha hayırlı olurdu.

47:22Страница 509

فَهَلۡ عَسَيۡتُمۡ إِن تَوَلَّيۡتُمۡ أَن تُفۡسِدُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَتُقَطِّعُوٓاْ أَرۡحَامَكُمۡ ٢٢

Может быть, если вы станете руководить (или отвернетесь от веры; или откажетесь повиноваться), то распространите нечестие на земле и разорвете родственные связи.

Eğer siz, Allah'a iman etmekten ve O'na taatte bulunmaktan yüz çevirirseniz, cahiliye dönemindeki halinizde olduğu gibi yine inkâr ve masiyetler ile yeryüzünde bozgunculuk yapacak ve akrabalık bağlarını keseceksiniz.

47:23Страница 509

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فَأَصَمَّهُمۡ وَأَعۡمَىٰٓ أَبۡصَٰرَهُمۡ ٢٣

Таких Аллах проклял и лишил слуха и ослепил их взоры.

İşte yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağlarını kesmek ile vasıflanmış olan bu kimseleri Allah Teâlâ; rahmetinden uzaklaştırmış, onların kulaklarını kabul ve itaat etmek için olması gereken işitmekten sağır kılmış ve gözlerini hakkı görüp haktan ibret almak hususunda da kör etmiştir.

47:24Страница 509

أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ ٱلۡقُرۡءَانَ أَمۡ عَلَىٰ قُلُوبٍ أَقۡفَالُهَآ ٢٤

Неужели они не размышляют над Кораном? Или же на их сердцах замки?

O yüz çevirenler Kur'an'ı düşünmezler mi ve Kur'an'ın içindekilere dikkat etmezler mi? Eğer onlar, Kur'an'ı iyice düşünmüş olsalardı; o Kur'an onları her hayra iletir ve her şerden ise uzaklaştırırdı. Yoksa onların kalplerinin üzerinde onların kalplerinin kapalı olmasına hükmeden ve bundan dolayı Kur'an'ın kalplerine fayda vermesini ve uyarısının kalplerine ulaşmasını engelleyen kilitler mi var?

47:25Страница 509

إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱرۡتَدُّواْ عَلَىٰٓ أَدۡبَٰرِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡهُدَى ٱلشَّيۡطَٰنُ سَوَّلَ لَهُمۡ وَأَمۡلَىٰ لَهُمۡ ٢٥

Воистину, тех, которые обратились вспять после того, как им стал ясен прямой путь, дьявол обольстил и обещал им долгую жизнь.

Deliller kendilerine açıklandıktan ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğu ortaya çıktıktan sonra inkâr ve nifak ile imanlarından dönenler var ya; şüphesiz şeytan, onlara inkârı ve nifakı süsleyip kolaylaştırmış ve onları uzun emellere düşürmüştür.

47:26Страница 509

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَالُواْ لِلَّذِينَ كَرِهُواْ مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ سَنُطِيعُكُمۡ فِي بَعۡضِ ٱلۡأَمۡرِۖ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ إِسۡرَارَهُمۡ ٢٦

Это потому, что они сказали тем, которые возненавидели ниспосланное Аллахом: «Мы будем повиноваться вам в некоторых делах». Аллах знает то, что они скрывают.

Bu sapmanın sebebi; onların, Allah'ın, Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirmiş olduğu vahyi beğenmeyen müşriklere şöyle demeleridir: "Cihattan alıykoymak gibi hususlarda size itaat edeceğiz." Yüce Allah, onların açığa vurduklarını da gizlediklerini de bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bunlardan dilediğini Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem- için ortaya çıkarır.

47:27Страница 509

فَكَيۡفَ إِذَا تَوَفَّتۡهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ يَضۡرِبُونَ وُجُوهَهُمۡ وَأَدۡبَٰرَهُمۡ ٢٧

Но что же будет, когда ангелы станут умерщвлять их, ударяя по их лицам и спинам?

Ruhlarını almakla görevlendirilmiş olan melekler, demir kırbaçlarla sırtlarına ve yüzlerine vurarak onların ruhlarını kabzettiği zaman, sen onların içinde oldukları azabı ve rezil durumu bir görsen.

47:28Страница 509

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُواْ مَآ أَسۡخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُواْ رِضۡوَٰنَهُۥ فَأَحۡبَطَ أَعۡمَٰلَهُمۡ ٢٨

Это - за то, что они последовали за тем, что вызвало ярость Аллаха, и возненавидели то, чем Он доволен, и поэтому Он сделал тщетными их деяния.

Bu azap; onların inkâr, nifâk, Allah'ın ve resulünün sınırlarını aşmak gibi Allah'ın kendilerine gazap etmesine neden olan her şeye uymaları ve kendilerini Rablerine yakınlaştıracak Allah'a iman etmek ve O'nun resulüne tabi olmak gibi üzerlerine Allah'ın rızasının inmesine vesile olacak amellerden hoşlanmamaları sebebiyledir.

47:29Страница 509

أَمۡ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخۡرِجَ ٱللَّهُ أَضۡغَٰنَهُمۡ ٢٩

Неужели те, чьи сердца поражены недугом, полагали, что Аллах не выведет наружу их злобу (или зависть)?

Münafıklardan kalplerinde şüphe bulunan kimseler, Yüce Allah'ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı zannettiler? İmanında sadık olanlar ile yalancı olanları birbirinden ayırmak ve Müminin açıkça ortaya çıkması, münafığın da rezilliğinin açıkça ortaya çıkması için Allah, onların içindeki kini kendilerini imtihan edeceği felaketler ve sıkıntılar ile ortaya çıkaracaktır.

47:30Страница 510

وَلَوۡ نَشَآءُ لَأَرَيۡنَٰكَهُمۡ فَلَعَرَفۡتَهُم بِسِيمَٰهُمۡۚ وَلَتَعۡرِفَنَّهُمۡ فِي لَحۡنِ ٱلۡقَوۡلِۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ أَعۡمَٰلَكُمۡ ٣٠

Если бы Мы пожелали, то показали бы их тебе, и тогда ты узнавал бы их по их приметам. Но ты непременно узнаешь их по оговоркам. Аллах знает о ваших деяниях.

-Ey Peygamber!- Eğer onları sana tanıtmak isteseydik bunu yapardık ve sen onları işaretlerinden tanırdın. Yine de sen onları konuşma üsluplarından tanırsın. Allah, sizin amellerinizi bilir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılık verecektir.

47:31Страница 510

وَلَنَبۡلُوَنَّكُمۡ حَتَّىٰ نَعۡلَمَ ٱلۡمُجَٰهِدِينَ مِنكُمۡ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَنَبۡلُوَاْ أَخۡبَارَكُمۡ ٣١

Мы непременно подвергнем вас испытанию до тех пор, пока не узнаем тех из вас, кто сражается и проявляет терпение, и пока не проверим ваши вести.

-Ey Müminler!- And olsun ki sizleri; cihat, düşmana karşı savaş ve onları öldürmek ile imtihan edeceğiz. Ta ki sizden Allah yolunca cihat edenleri ve Allah'ın düşmanlarına karşı savaşta sabırlı olanları bilelim. Sizi imtihan ederek sizden sadık olanları ve yalancıları ortaya çıkaracağız.

47:32Страница 510

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّواْ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡهُدَىٰ لَن يَضُرُّواْ ٱللَّهَ شَيۡـٔٗا وَسَيُحۡبِطُ أَعۡمَٰلَهُمۡ ٣٢

Воистину, те, которые не уверовали, сбивали других с пути Аллаха и откололись от Посланника после того, как им стал ясен прямой путь, нисколько не навредят Аллаху, а Он сделает тщетными их деяния.

Allah'ı ve O'nun Rasûlünü inkâr edenler, kendilerini ve başkalarını Allah'ın yolundan alıkoyanlar ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinin hak olduğu apaçık ortaya çıktıktan sonra ona düşmanlık edenler var ya; işte onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar ancak kendilerine zarar verirler. Allah, onların amellerini (yaptıklarını) boşa çıkaracaktır.

47:33Страница 510

۞ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَ وَلَا تُبۡطِلُوٓاْ أَعۡمَٰلَكُمۡ ٣٣

О те, которые уверовали! Повинуйтесь Аллаху, повинуйтесь Посланнику и не делайте тщетными ваши деяния.

Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerini getirerek ve yasakladıklarından kaçınarak Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Küfür, riya ve bunun dışındaki başka şeylerle amellerinizi iptal edip boşa çıkarmayın.

47:34Страница 510

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ مَاتُواْ وَهُمۡ كُفَّارٞ فَلَن يَغۡفِرَ ٱللَّهُ لَهُمۡ ٣٤

Воистину, Аллах не простит тех, которые не уверовали и сбивали других с пути Аллаха, а потом умерли неверующими.

Allah'ı inkâr edenler, hem kendilerini ve hem de insanları Allah'ın dininden alıkoyanlar ve sonra da tövbe etmeden küfürleri (inkârları) üzerine ölenler var ya; Yüce Allah, onların günahlarını bağışlamayacak, aksine onları günahlarından dolayı hesaba çekecek ve onları içinde ebedî kalacakları ateşe koyacaktır.

47:35Страница 510

فَلَا تَهِنُواْ وَتَدۡعُوٓاْ إِلَى ٱلسَّلۡمِ وَأَنتُمُ ٱلۡأَعۡلَوۡنَ وَٱللَّهُ مَعَكُمۡ وَلَن يَتِرَكُمۡ أَعۡمَٰلَكُمۡ ٣٥

Не проявляйте слабости и не призывайте к миру, поскольку вы - выше остальных. Аллах - с вами и не умалит ваших деяний.

-Ey Müminler!- Düşmanlarınızla karşı karşıya gelmek hususunda zayıflık göstermeyin ve onlar sizi barış yapmaya davet etmeden önce sakın siz onları barış yapmaya davet etmeyin. Zira siz, onlara karşı üstün durumdasınız ve Yüce Allah da yardımı ile sizinle beraberdir. O, sizin amellerinizin sevabından hiçbir şeyi eksiltmeyecektir. Aksine kendisinden bir ihsan olarak artıracaktır.

47:36Страница 510

إِنَّمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا لَعِبٞ وَلَهۡوٞۚ وَإِن تُؤۡمِنُواْ وَتَتَّقُواْ يُؤۡتِكُمۡ أُجُورَكُمۡ وَلَا يَسۡـَٔلۡكُمۡ أَمۡوَٰلَكُمۡ ٣٦

Мирская жизнь - всего лишь игра и потеха. Если вы уверуете и будете богобоязненны, Он дарует вам вашу награду и не попросит у вас вашего имущества.

Dünya hayatı sadece bir oyun ve eğlencedir. Akıllı olan bir kimse dünya hayatının oyun ve eğlencesi ile meşgul olarak ahiret amellerinden geri kalmaz. Eğer Allah'a ve resulüne iman eder, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan sakınırsanız; size amellerinizin karşılığı hiçbir şey eksiltilmeksizin tastamam verilir. Sizden mallarınızın tamamı da istenmez. O, sizden ancak farz olan zekâtı ister.

47:37Страница 510

إِن يَسۡـَٔلۡكُمُوهَا فَيُحۡفِكُمۡ تَبۡخَلُواْ وَيُخۡرِجۡ أَضۡغَٰنَكُمۡ ٣٧

Если же Он попросит у вас его и проявит настойчивость, то вы поскупитесь, и Он выведет наружу вашу злобу (или зависть).

Eğer sizden mallarınızın tamamını isteseydi ve bu isteğinde sizi zorlasaydı; sizler bu hususta cimrilik ederdiniz. O'nun yolunda etmek hususunda kalplerinizin kin ve nefretini ortaya çıkarırdı. Mallarınızın tamamını O'nun yolunda infak etmenizin istenmemesi O'nun size karşı olan merhametindendir.

47:38Страница 510

هَٰٓأَنتُمۡ هَٰٓؤُلَآءِ تُدۡعَوۡنَ لِتُنفِقُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبۡخَلُۖ وَمَن يَبۡخَلۡ فَإِنَّمَا يَبۡخَلُ عَن نَّفۡسِهِۦۚ وَٱللَّهُ ٱلۡغَنِيُّ وَأَنتُمُ ٱلۡفُقَرَآءُۚ وَإِن تَتَوَلَّوۡاْ يَسۡتَبۡدِلۡ قَوۡمًا غَيۡرَكُمۡ ثُمَّ لَا يَكُونُوٓاْ أَمۡثَٰلَكُم ٣٨

Вот вас призывают делать пожертвования на пути Аллаха, и среди вас находятся такие, которые скупятся. Кто скупится, тот скупится только во вред себе. Аллах - богат, а вы - бедны. И если вы отвернетесь, Он заменит вас другими людьми, и они не будут подобны вам.

İşte sizler, mallarınızın bir kısmını Allah yolunda infak etmeye davet ediliyorsunuz ve sizden mallarınızın tamamını infak etmeniz de istenmiyor. Sizden kimileri, kendisinden bir cimrilik olarak infak etmekten kendisini alıkoyuyor. Her kim, malının bir kısmını Allah yolunda infak etmek hususunda cimrilik ederse; gerçekte o, kendisini infak etmenin sevabından mahrum kılarak kendi aleyhine cimrilik etmiş olur. Allah çok zengindir. O'nun, sizin infak etmenize ihtiyacı yoktur. Sizler ise O'na muhtaçsınız. Eğer sizler, İslam'dan (çıkar da) küfre dönecek olursanız; O, sizi yok eder ve sizin yerinize sizin gibi olmayacak olan aksine Allah'a itaat eden bir topluluk getirir.

Текст: Quranic Universal Library (Tarteel) через spa5k/tafsir_api (MIT), в зафиксированной версии. Аяты: Quran Foundation. Источники и лицензии

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Вид

Read in English